Esselâmu Aleyküm ve Rahmetu'llâhi ve Berekatuhu
﷽
15.01.16 yılından bu yana kitaplığımda bulunan eseri 2. Defa okudum. Çünkü ilk Okuduğumun üzerinden yıllar geçmişti içeriğini çok hatırlamıyordum ve ön sözü De okuyup hoşuma gidince 1 defa daha okumalıyım diye düşündüm.
Kitap içeriği ve kitap hakkındaki düşüncelerimi yazmadan önce kitabın elime geçme hikayesine kısacık değinmek istiyorum. Lisede idik o zamanlar ve Öğretmenimiz birden kitap fuarına gideceğimizi soyledi sürpriz oldu sevinmiştik ama hazırlıklı değildik. Neyse alamasak da bakınırız dedik. Ve fuarda gezerken bu kitaba denk geldik yazar da kitapların başında duruyordu kitabını almamızı, kitabını okumamız gerektiğini vs. Anlatıyordu biz de durumu olduğu gibi anlatmıştık. Hazırlıksız geldiğimizi ve bundan dolayı alamayacağımızı soyledik. O da o halde bu kitap benden olsun diyerek hediye etmişti bize İmzalı olarak. Kendisine tekrardan buradan teşekkürlerimi sunuyorum
Rabbim razı olsun... Çiğdem Okumuşlar
3 arkadaştık ve üçümüzün ismini de yazıp imzalı olarak vermişti . Diğer 2 arkadaşım okumuş en son kitap benim elime gelmişti ve bende de kalmıştı..
Güzel bi anı olmuştu bizim için. ❥
Kitabın içeriğine değinecek olursam.
Yazar kitabında kendi hayatından kesitleri tasavvufla harmanlayarak ve bazı sözlerle de destekleyerek bizlere sunmuş.
Bazı ifadelerini ,çok az olmak kaydı ile,
Anlayamasam da genel olarak anlatım tarzını akıcılığını betimlemelerini çokça sevdim yazarın. Güzel noktalara değinmişti. Tekrardan okumak iyi geldi gerçekten.
Hayatında yaşadığı her şeye tasavvufi değerler katarak sunması, Bizlere de kendi hayatımızda yaşadığımız şeyleri daima tasavvufi açıdan düşünmemiz gerektiğini hatırlatır gibiydi ..
" ' Allah'ım yazılması gerekenleri sen bildirirsin, bilirsin, sen tamamlanması gerektiği şekilde tamamlat ' diyorum.
Yani Yaradan senin gönlündeki sıkıntıyı biliyor, ama onun halledilmesinin bir zamanı var ve o zaman tam vaktinde geliyor. O an'a lütuf deniyor.
Lütuf sabır noktasında gelenmiş, yani sabrımızın hediyesi.. "
/ S.183
Adeta bize şunu hatırlatıyor defalarca yazar..
" 'Dünyada rahat yoktur !' Dünya ise Adem'in dünyası. Elbet dertli olacak .
Öyleyse biz, aslında, kendi karakterimizden kaçmakla mutluluğu yakalayacağımızı sanıyoruz. Bilsek ki, dert dediğimiz, arayışı temin eden dinamizmin kaynağıdır ve arayış ise, gayemizdir, o zaman kendi dinamizmimizi kurutma çabasından vazgeçerdik!
Bu vazgeçme, derdin içine miskince gömülme mi?
Hayır, tam terinse, çünkü dert ve mihneti, arayıcı gücü için, yaratıcı dinamizmi için kabulleneceğiz. İnsanlık tarihi; büyük dertlerin, büyük mutluluğa yaklaştırdığını gösteren sayısız misallerle doludur:
Büyük harpler değil mi Adem'e büyük keşifleri yaptıran? "
/ S.176
"Yani hepimiz beşeriz, birbirimizde kendimizi görürüz ve eksiğimizi tamamlarız. Düşünüyorum da, ne kadar büyük bir hediye, yaşayan örnekler ve sözleri işte Atasözleri, Veli sözleri dedikleri bu. Nefsi aşağı indir ki, cevher yukarı çıksın . 'İlahi ihtişamı gösteren yalnız tevazudur ' "
// S.148
Ama,
" Mesele söyleme değil uyma,yani tatbik etme meselesi ...
Tatbik edilmeyen bilgi bilgi midir " ? / S.105
O yüzden Evvelaa Okuduklarımızla istifade edebilmek uygulayabilmek de nasıp olsun inşaAllah diyorum.
Kalın sağlıcakla..♡