“Rasyonel ve irrasyonel gerçekliğin birleşimi” olan semboller, bilinçaltının temel ve gerekli sonuçlarıydı. Diğer bir deyişle, “en önemli işlevi”ydi. Bilince ulaşmak için arketiplerin ve sembollerin dilini kullandığımızda, bilinçaltı bize bilinci tek başına incelemekten daha etkili bir öz farkındalık sunar. Bu düşünceyi kabul eden Jung kendi keşfedilmemiş derinliğine doğru bir yolculuğa başladı. “Aktif hayal etme”yi uygulayan Jung, etkileşimde olduğu ve konuştuğu karakterleri büyü yoluyla çağırdı. Bu süreçte gördüğü rüyalar ona göre “bilinçaltının alt ifadeleri”ydi çünkü uyku halinde daha az gerilim hissediyordu. Kırmızı Kitap, Jung’un günlüklerinde (Black Books) kaydettiği “sadık bir şekilde yazıya dökülmüş” görüleri de içeriyor. Alıntı yapılmıştır.