Melankoli ve romantikliğin sözlük anlamı olan ve her yerde bahsedilen o kitap. Yazı tamamen spoiler içeriyor.
Öncelikle eğer kitabı Albert’in ağzından falan okusaydık Werther’i linçleyip ahlaksız demeyen biri kalmazdı sanırım. Ama Werther’den okuyunca insan sadece ölümüne üzülüyor ve anlamsız buluyor.
Yani intihar başka insanların yargılamaya cüret dahi etmemesi gereken kompleks ve kişisel bir mesele ama burda kitaptan bahsettiğimize göre buna cüret edebiliyorum ve aşkından intihar etmiş olmasını klişe ve gerçek dışı buluyorum. İlk sayfalarda bile depresyonun hastalık olup olmadığı yada intiharın anlaşılabilir bir şey olması hakkında tartışmalar içeriyor zaten karakter melankolik biri ve aşık olup karşılık alamaması bunun tuzu biberi olmuş yani eğer aşk meselesi olmasaydı da insanlar ne kadar boş sadece statü para için çaba gösteriyorlar onlardan iğreniyorum diyip de intihar edebilirdi. Werther karakteriyle yazılan her hikayenin sonu ölüm yani bence. Hatta keşke ilk sayfalarda olduğu gibi hayatın ve insanların anlamsızlığından bahsetmeye devam etseydi bence sadece aşktan bahsetmesi biraz bayağılaştırmış evet konusu aşk ama yinede isterdim işte.
Ayrıca Lotte karakteri aşırı korkak risk alamayan aciz biri Werther onda ne gördü anlayamadım hayır gidip adama ilanı aşk edip sonsuza dek mutlu yaşasalardı demiyorum da öleceği ile alakalı madem şüphen var silahı kendi ellerinle vermek nedir ya bir de keşke arkadaşlarımdan biriyle evlense de hep ortalıkta takılsaydı diyo .d şaka gibi kadın valla ya en başından hisleri olduğunu bilmesine rağmen arkadaşlığa devam etti ve en az aldatmış kadar oldu bence paçayı pek sıyıramadı bu işten. Ama yinede Werther’in tüm intiharını sevdiği kadına yıkması ne derece hangi aşka sığar bilemedim o sizin aşk tanımınıza bağlı artık. Bence onu perişan edecek notlar bırakarak gitmek pek de düşünceli bir aşığa değil de düşüncesiz bir saplantılıya işaret ediyor gibi.
Tüm olumsuz yorumlarıma rağmen okuduğuma tabii ki pişman değilim karakterler gıcık olsa da kitabın dili cok güzeldi.