Gönderi

Sahte Bellek - Blake Crouch
9/10
·356 syf.··
Beğendi
·
2024 81. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 06 Eylül 2024 21:50
"Kendimizi mahvetmeyi ne kadar da kolay hale getirdik." Sahte Bellek Merhabalar herkese... Blake Crouch'ın incelikli kaleminden Sahte Bellek isimli kitabının kendimce incelemesiyle buradayım. Okumaya başlamadan önce bu kitabı bu kadar beğeneceğimi ve severek, aşırı merak içerisinde okuyacağımı hiç düşünmemiştim. Açıkçası kafa dağıtmak için okumak istemiştim ama tam tersi kafa yorularak okunacak bir kitap. Oldukça bilimsel ve ciddi bir araştırmanın ürünü olarak değerlendirilebilir. Tür olarak gerilim - macera olarak geçiyor fakat bilim kurgu kategorisine de dahil edilebilir. Konusuna değinecek olursam; Kurbanlarını hiç yaşamadıkları bir hayatın sahte ve gri anılarıyla çıldırtan gizemli bir hastalığın virüs gibi yayılmasıyla hastaların intihar edişleri ile başlıyor kitap. Bu cümleyi okuyunca bile ne kadar ilgi çekici ve büyüleyici bir dünyaya gireceğinizi hissediyorsunuz. O gizem sizi çepeçevre sarıyor. Bu hastalığa Sahte Anı Sendromu adlı veriliyor. Kısaca SAS. New York Polis Teşkilatı'ndan dedektif Barry Sutton bir kadının intiharına şahit olduktan sonra bu hastalığı araştırıyor ve araştırdıkça da kendisinin de bu hastalığın pençesine düştüğünü fark ediyor. Yıllar önce trafik kazasında kaybettiği kızı Meghan'ın ölmediği, karısından boşanmadığı bir hayatın içinde buluyor kendisini. O da artık Sahte Anı Sendromu'ndan mustariptir. Sahte ve gerçek hayatı tuhaf bir şekilde iç içedir. Gerçekte zamanın aynı anına ait olan üç farklı anı bile hatırlanıyor bu kitapta. Peki gerçekten buna neden olan şey nedir? Öte yandan nörolog Helena Smith ise kendini Alzheimer hastası olan annesinin hafızasından geri kalan anılarını korumak için bir cihaz geliştirmeye adar. Hafıza koltuğu adını verdiği cihazı geliştirir de. Fakat yapmaya çalıştığı şeyin, yanlış ve kötü ellerde dünyayı mahvedecek bir silaha dönüştüğünü fark ettiğinde artık çok geçtir. Barry ve Helena'nın yolları bir şekilde kesişir. Dünya bu cihaz yüzünden sürekli büyüyen bir kargaşa ve kaos döngüsüne hapsolmadan önce her şeyi eski haline getirmek için güçlerini birleştirirler. Fakat detaya girmek istemiyorum. Fazla detaya girmek çok fazla spoi vermeye neden olacağı için kısa keseceğim. ( Ben ve kısa kesmek.:) Kitap, duru, açık, yalın ve sürükleyici bir dille yazılmış, akıcılığı da, merak uyandırıcılığı da etkileyiciydi biçimde çok fazlaydı. Ummadığım derecede güzel ve tempolu bir kitap okuduğumu da söyleyebilirim. Yazar, titizlikle ilmek ilmek dokumuş adeta romanı. Her bir sayfası incelikle işlenmiş harika bir kurgu. Kahramanlar duygudan duyguya, gerçeklikten başka bir gerçekliğe, sahte anılardan gerçek anılara geçiş yaparken mantık sapmaları olsa da göze batmıyor. Kitaba bilim kurgu yönünden de bakabildiğimiz için. Anı dalgalanmaları da muazzam bir işleyişle aktarılmış. Romandaki Marcus Slade'in dediği gibi; "Sayısız ömür yaşadığın zaman bakış açın değişiyor." Kitabı bu yönü ile de Matt Haig'in Gece Yarısı Kütüphanesi'ne benzettim. Fakat daha nitelikli ve sürreal bir kitap olduğunu da ekleyeyim bu kitabın. Kitapta başlıca değinilen konular; uzay - zaman, maddenin doğası, boyutsallık, kuantum karmaşa, zaman tünelleri... Kitabın ana içeriğini oluşturan bazı soruları da eklemek istiyorum. - Schwarzschild hafıza yarıçapı nedir? - Öldüğümüzde çöken anılarımızın yoğun yer çekimi, mikro düzeyde bir kara delik yaratabilir mi? - Hafıza yeniden etkinleştirme prosedürü - ölüm anında - bilincimizi kendimizin önceki versiyonuna bağlayan bir solucan deliği açar mı? Ben bu kitabı okurken gerçekten çok beğenerek ve keyif alarak okudum. Ve bazı yerlerinde kalbimin sıkıştığını hissettim. Tüm okurlara ve kitap severlere tavsiye ederim. Keyifli okumalar. Kitaplarla kalın. Sevgiyle.<3
1000Kitap
Sahte BellekBlake Crouch · Doğan Kitap Yayınları · 2020310 okunma
·
2 +1'leme
·
785 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.