Türkiye, İkinci Dünya Savaşından sonra "Küçük Amerika" sürecine itilir. Sovyetler Birliği ise, 1960'a doğru kapitalizme geri dönüş yoluna girnıiştir. Birbirinden ayrılan Türk ve Sovyet devrimleri, ateşin ortasında kalmış ve kendilerini sokmuşlardır. 1990 yılında Sovyet Devriminin yıkımına son nokta konduğu zaman, Türk Devrimi de son kalelerini vermekte, Atlantik'te boğulmaktaydı. Demek ki, Atatürk'ün biricik vasiyeti olan Sovyet Devrimi ile dostluk, basit bir dış politika seçeneği değil, fakat Kemalist Devrimin biricik yaşama olanağı imiş.