Gönderi

9/10
·273 syf.··
Beğendi
·
2024 83. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 13 Eylül 2024 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Enes Saraç kaleminden Bir Doğu Türkistan Destanı kitabının yorumu ile geldim Eylül ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 273 sayfalık bir kitap. ︎Çin, 1949'da Doğu Türkistan'ı işgal ettikten sonra resmi olarak o günden beri Doğu Türkistan, Şim Ciang Uygur Özerk Bölgesi diye geçmeye başlamıştı. O günden sonra güneş doğmaktan utandı. Çünkü aydınlattığı yer, Doğu Türkistan'dı. Burası kadın erkek demeden soykırıma uğradığı, insanlığın öldüğü ama gömülmediği yerdi. Bu yapılan türlü işkencelerin hepsi ise Uygur Türklerini asimile etmek için kullanılan yöntemlerden birkaçıydı. Doğu Türkistan kanayan ama ses çıkmayan bir yaraydı. Çoğu kişinin suspus olduğu bir yaraydı. Doğu Türkistan denilince akla gelenler; işkence, zulüm, taciz, tecavüz ve soykırımdı… ︎Yirmi beş yaşında, uzun boylu, kalıplı, düz saçlı, geniş omuzlu, hafif göbekli, biraz da kalın kollara sahip beyaz tenli bir yiğit adı Cafer'di. Küçük yaşta anne babası şehit edilmiş, dedesinin büyüttüğü bir Türk genciydi. Bir sabah dedesi, elinde Kur'an-ı Kerim'i ve Doğu Türkistan Bayrağı ile yaşadıkları yerde harabeye dönmüş bir camiye giderek enkaz altında kalan çalışır durumdaki hopörlerden ''bizi korkutup yıldıracağınızı sandınız ama biz yılmadık bak ben buradayım'' diye haykırdıktan sonra hopörlerden ezan okumaya başlar. Ama bu onun son isyanı ve baş kaldırışı olmuştur. Çinli askerler onu orada çoktan şehit etmişlerdi. Cafer dedesini gördüğü anda deliye dönüp askerlere saldırmıştı ama sonu bütün masum Türk'lerin tek gideceği, işkence sonucu bir ömür süren psikolojik ve fiziki hastalıklara sebep olan yer toplama kampıydı. İşkence ve zulmün hiçbir zaman bitmediği bu yerde Cafer hiçbir zaman ümidini kaybetmedi. Bu işkencelerin, soykırımın sona ereceği günü düşünüp planlar yapmaya başlayacaktı. Burası Doğu Türkistandı. Çocukların erken büyüyüp adam olduğu, kendi kaderlerine terk edildiği, unutulmuş bir yerdi. ︎Balamir, Bartu, Abışka, Abçar, Gökbörü, Gökçil.. Onlar küçük yaşta anne babasından zorla alıkonulan Uygur Türkü çocukları. ︎Cafer, Bamsı, Bohaç, Ataman, Artuk, Gökay, Gökalp, Aspar, Balamir, Bartu, Abışka ve Abçar tarih 10 Ekim'i gösterdiğinde bu Uygur Türkleri öyle bir destan yazacak ki tüm dünya görecekti... Peki bu kadar gözyaşı, ayrılık olan, tek kurtuluşun ölüm olduğu yerde aşk yaşanabilir miydi... Cafer'in biricik aşkı Aybüke... ︎Farkındalık oluşturan, içinde acı, hüzün, aşk barındıran, dinin, Kuran'ın, ezanın önemini anlatan, kaçıncı yüzyılda olduğumuzun hiçbir öneminin olmadığı çünkü bu savaşların bitmediği, masumların ezildiği, Cahit Zarifoğlu'nun ''Ben bu çağdan nefret ettim, etimle kemiğimle nefret ettim'' sözü ile bitireceğiniz bir kitap. Yazarımızın kalemine sağlık Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Bir Doğu Türkistan DestanıEnes Saraç · Dls Yayınları · 202439 okunma
·
231 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.