Sandman macerasından sonra uzun soluklu bir çizgi romana girişmek güzel hissettirdi. Dizisinin ilk sezonunu beğenmiştim, ikinci sezonu batırdıklarını düşündüğüm, yahut sevemediğim için bırakmıştım.
Evet.
Bolca küfür.
Mizah.
Vahşet.
Kısacası hiçbir sansürün olmadığı bir çizgi roman.
Sizi bekleyen ana unsurlar bunlar.
İlgi çekici bir hikayesi var, fakat ben nedense gizemin korunamadığını hissettim. Korunmaktan ziyade yazarın ihtiyaç duymamış da olabilir. Beni bekleyen maceranın ne olduğunu da biliyorum. Bu pek de sevmediğim bir olaydır fakat 'episodik' anlatıma sahip olduğunu hissediyorum. Yani bunun en basit örneği: Cowboy Bebop. Bir ana hikaye vardır. Fakat bölümlerinin çoğu yan hikayelerle geçer. Cowboy Bebop'un ana hikayeyi kapsadığı bölüm sayısı 3-4 bölüm falandı.
Ana hikayeye etken birçok hikaye çıkacaktır karşıma, buna eminim. Fakat Vaiz'in [spoiler]tanrının[/spoiler] peşine düşmekteki amacını açıklaması, bana hikayeden bağımsız olayların da hikayeye dahil olabileceğini hissettirdi.
İlginç bir hikayesi var. Kesinlikle şans verilebilir. Dini unsurlara duyarlı insanlar için okumak zor olabilir, bilginiz olsun. Benim umurumda olmadığı için yadırgamadım. Sevdim. Dilinden keyif aldım ama küfürden rahatsız olmayan ben bile bazı yerlerde rahatsız oldum. Aşırı küfür kullanımı biraz yavan kaçmış. Yani karakterlerin ağzı bozuk olabilir, evet, bazen sırf laf olsun torba dolsun diye küfür dolu diyaloglar var. Rahatsız olduğum şey küfür kullanımı değil, dozuydu.
Henüz hikayenin başında olduğum için net bir şey söyleyemem. Çünkü çok fazla karakter, hikaye, olay örgüsü girdi. Çok hızlı akıyor. Yani iki sayfa sonra karakter sayısı aniden fırlıyor. Bunlar sırf ekran almak için görünen karakterler de değil. Birçoğunun ileride hikayeye katkı yapacağını