9/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2024 47. kitabı
İlk defa böyle bir eser okuduğum için puanlamayı nasıl yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok. Kitap 2. Abdülhamid zamanında sarayda Ceyb-i Hümayun’da çalışan Hayri Bey’in ölümünün cinayet mi yoksa intihar mı olduğunu arşiv verilerinden yola çıkarak anlatır. Abdülhamid sarayın hiçbir şekilde bu işlerde adının geçmesini istemediği için herhangi bir devlet memuru olarak geçer Hayri Bey’in adı. Hayri Bey 18’inde evlenip içgüveysi olarak kayınpederinin evine gelmiştir. Ailesinden sadece ablası hayattadır. Evliliğinin çok huzurlu geçtiği pek söylenemez. Kavga, gürültü çok olur. Hayri Bey evde bıçak yarasıyla ölür ve apar topar, otopsisi yapılmadan defnedilir. Bu durum padişahın kulağına gidince kendisine bir komplo düzenlenebileceği ihtimaliyle hemen otopsi yapılmasını emreder ve gömüldüğü yerden çıkartılır. Ailesinin söylediği Hayri Bey’in eve yaralı olarak geldiği ve geldiği gibi de düşüp öldüğüdür ama yolda hiç kan izine rastlanmamıştır. Hatta eşi bıçaklandığı bıçağı kuyuya atmıştır. Otopsi sonucunda da %80 öldürüldüğü ortaya çıkmıştır. Aile cinayetten suçlanınca bir anda savunma değiştirmişler ve Hayri Bey’in intihar ettiğini söylemişlerdir. Ağız birliğiyle söylenen bu yalan sonrasında aylarca savcılık süreci yaşanmıştır. Peki Hayri Bey intihar mı etmiş yoksa öldürülmüş müdür? Belgelerden yola çıkarak savcılığın ne karar verdiğini görüyoruz. Kendimi tam bir cinayet, dedektif romanı okuyor gibi hissettim ama hepsi Osmanlı arşivinden. O zamanki gazetelerden. İlk defa böyle bir kitap okudum ve hoşuma gittiğini söyleyebilirim.
ŞüpheAli Akyıldız · Timaş Yayınları · 20248 okunma
·
126 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.