2. Defa Japon edebiyatından bir kitap okudum. İlk okuduğum kitap Saklı yapraklardı. Gerçekten korktum bu kitap da ona benzetecek diye. Ama meğersem çoook yanılmışım. Sakın Saklı yaprakları okumayın vaktinize yazık. Ama bu kitap bana STEPHEN KİNG - kabuslar pazarı kitabını anımsattı. İçinde birbirinden bağımsız öyküler mevcut. Tabi ki hepsi süper değil ama genel olarak ben hepsini beğendim. Yazarın bakış açısını , her seferinde ters köşe yapışını ve her hikayenin potansiyel bir film senaryosu oluşu benim çok hoşuma gitti.
Edgar Allan poe nun Japon versiyonu gibi demişler ama sanki ben Agatha christine gibi bir imaj sezdim. Hikayeli kitapları seviyorsanız oluyabileceğiniz güzel bir kitap. Bazı bölümlerde kitabın içine giremedim yalnız nedendir bilmiyorum. Benim için okuduğumda o karaktere bürünmek sanki benmişim gibi okumak daha çok zevk verir. Tabi ki herkesin zevkleri çok farklı o yüzden benim gibi düşünen için :
-Aynalar cehennemi
-İnsan koltuk
-Psikolojik test
-Kumaş Resimle Birlikte
Hikayelerini özellikle tavsiye ediyorum. İleride unutursam eğer -ki hiç sanmıyorum- bu hikayeleri tekrar okuyabilirim.