Gönderi

10/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2024 25. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 12 Eylül 2024 17:41
Her kitabın bir zamanı olduğuna bu kitaptan sonra daha çok inandım.Çok değil, 1 sene önce bile karşıma çıksa hiçbir şey anlamayacağım ve muhtemelen yarım bırakacağım bu kitap, şimdi okuduğumda başucu kitabım mertebesine yükseldi. Ichıro Kıshımı,üniversite yıllarında Alfred Adler ile tanışır ve onun düşüncelerinden çok etkilenip kitaplar yazar.Fumitake Koga da yıllar sonra bu kitaplardan Adler psikolojisini öğrenir. Hayatını derinden etkileyen bu kitapların yazarıyla iletişime geçmeye çalışır.Kıshımı’ye ulaştıktan sonraki süreçte Adler’in düşüncelerinin daha fazla insana ulaşması ve ‘mutlu olmaları’ için birlikte yazılı hale getirmeye karar verirler. Kıshımı, kitabın sonsözünde şöyle diyor: Sokrates’in diyaloglarını günümüze aktaran Eflatun’du, ben de Adler için bir Eflatun olmak istedim. Hem Kıshımı’nın bu isteği hem de Sokrates ve Eflatun’un kullandığı diyalog tekniğinin günümüz danışmanlık hizmetlerine benzemesi kitabın bir filozof ve genç arasında geçen bir diyalog şeklinde yazılmasına sebep olmuş. Herkesin mutlu olabileceğini iddia eden filozofun tezlerini çürütmek üzere kapısına dayanan bir gencin 5 farklı görüşmede zamanla itirazlarının azalmasına şahitlik ediyoruz.Aslında itirazları azalan sadece genç değil, bendim de.Mantık dışılıkla, insanların ne kadar kötü niyetli olduğunu bilmemekle, yuvarlak cevaplarla esas soruya cevap vermemekle suçladığım yazar, zamanla beni de ikna etti. Bu kitapta ne anlattığını yazıya dökemem.Zaten herkes için aynı şeyi anlatmıyor bile olabilir. Ama bir terapi koltuğuna oturduğunuzu bilerek başlayın.Sizi bir eyleme yönlendirmiyor, bakış açınızı tepetaklak edip artık başka bir gözle bakmanızı istiyor. Kitap oldukça akıcı ve böylesi ağır konuların işlendiğini unutturacak kadar sade bir dile sahipti ancak sonlara doğru anlamakta çok zorlandım. Fakat Kıshımı, bunu da öngörmüş olacak ki, tam da o bölümde Adler psikolojisinin bir kerede anlaşılması ve hayata geçirilmesinin mümkün olmadığından bahsediyor. Söylediğine göre; Adler psikolojisiyle kaç yaşında tanıştıysak, ancak onun yarısı kadar yıl sonra tam olarak bu psikolojiye uygun yaşayabilirmişiz. Başlarken ve yolun büyük bir kısmında keyif almamın ama son kısımda anlamama sebebimin yaşım olduğunu söylüyordu yani. Bu yüzden muhtemelen birden fazla kez okuyacağım ve her seferinde başka detayları fark edeceğim bir kitap olacak. Şahsi olarak eklemek istediğim bir şey var.Kitabı çok beğensem de bence herkes okumamalı.Eğer okumaya çalışıp anlamakta büyük bir zorluk yaşadıysanız veya kitap sizi sinirlendirdiyse bu kitabın kesinlikle zamanı olmadığını düşünüyorum. Çünkü kitabın değindiği psikolojik meseleleri yaşayan biriyseniz, muhtemelen kitap size ‘BÜTÜN SUÇ BENDE Mİ YANİ?’ dedirtecek ve sizi daha depresif bir ruh haline sokacak. (Ki zaten kitabın sizi suçlu ilan etmek gibi bir amacı da yok.) Bu kitap, bu tarz konularda okuduğunuz ilk kitap olmamalı. Veyahut ilk kitapsa bile, bir şekilde psikolojik destek almış ve kendinizle yüzleşmiş olmalısınız.Yoksa, anlatılmak isteneni anlayamayıp, suçlandığınızı düşünür, muhtemelen de Kıshımı’den bir daha okumamak üzere nefret edersiniz. Bu yüzden öncesinde daha basit ve gündelik hayatınıza daha çabuk etki edebilecek kitaplar okuyup bu kitaba çok daha sonra başvurmanız daha iyi olacaktır. (Örneğin İyi Hissetmek kitabı gibi)
Kendinle Savaşma SanatıIchiro Kishimi · Koridor Yayıncılık · 20192,528 okunma
·
222 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.