Puan vermedi·272 syf.····Okunma: 16 Eylül 2024 17:22 Neden Kore dizilerinin bizim televizyonlarımızın gözdesi olduğunu anladım ve hak verdim. Çünkü Türk Draması=Kore Draması.
Uzakdoğu kültürüne meraklı biri olsam da ilk kez Uzakdoğu'nun bu kadar bariz olduğu bir kitap okudum. Jacob ile Hannah'ın karşılıklı çatışmalarını okuyacağımı, onların böyle böyle gerginliğe son vereceğini düşünmüştüm ancak çok kısa sürdü. İlaveten gerilim sebebinin de daha kuvvetli olmasını veya en azından biraz daha üstünde durulmasını isterdim.
İkili bakış açısı sayesinde karakterlerin düşüncelerini okumak akış için güzeldi. Kitap genel olarak akıcı olmasına karşın öyle bir hareketliliği olmadığından dolayı, şevkle sayfaları çevirdim diyemem. Bir de -drama etkisiyle tabii ki- iki tarafında bakış açısında insana "yeter" dedirten yorumlar, vardı ; o da pek şevklendirmedi.
Jacob'ın bakış açısından okumak Hannah'ınkine nazaran daha çok hoşuma gitti. Hannah'a ve ailesine karşı düşünceleri, üstlenmeye kalktığı rol vs. tebessüm ettiriciydi.
Hannah'ın kendisine ve çevresine pek olmasa da Jacob'a yönelik iyi düşünceleri ve incelikleri de hoşuma gitmedi değil.
İkilinin yakınlaşması bile açıkçası "olması gerekiyor" güdüsüyle yazılmış gibiydi ; akıcılık kısmındaki hareket eksikliği gibi burada da "beklenti/ tutku/ çekim" eksikliği vardı.
Kitapta aşırı sık olmasa da Korece hitaplar ve yemeklere yer veriliyordu. Bunların açıklamasına yer verilseydi güzel olurdu. Yan boyaması, ayracı ve bölüm başlarındaki çizim çok tatlıydı. Çevirideki bazı atasözleri garipsememe sebep olsa da genel olarak çeviride bir sıkıntı yoktu.
.
.
(+15)