Gönderi

4/10
·864 syf.··
2024 8. kitabı
·
101 günde okudu
·
Okunma: 18 Eylül 2024 00:00
#AĞIR SPOILER İÇERİR SONU YAZIYOR# Kitabı okurken not alıp söylemek istediğim bir sürü şey vardı ama ben not almadım. Gelişi güzel yardırmayı düşünüyorum. İlk bölümlerde neler olduğunu çok anlayamadım kitapta. Yazarın kaleminden dolayı anlamadığım da bir gerçek. Ama okudukça paragraf arasında geçen her bir betimlemeyi anlamak kolay olmaya başladı. Kitap beni yavaş yavaş içine çekti. İlk 350 sayfa genel olarak 4 arkadaşın hayatından ve her birinin yaşadığı olaylardan bahsederken kitabın arka planında kalıp-ilk bölümlerde- birden kitabın konusu olan ana karakter jude ve geçmişini okuyoruz. Onun yaşadığı zorluklara-ki bu zorluklar kolay atlatılanilecek şeyler değil asla. Çok fazla uzatılmış ve bazen de araya sıkıştırılmış gereksiz betimlemeler ve bilgilerle doluydu. Jude'un başından geçen olayların ağırlığı veya kurgunun büyüklüğü kitabı çok iyi yapmak için yeterli değil. Herkesin beğeni ve görüş açısı farklı olabilir. Ben kitabın beğendiğim yönleri olsada beğenmediği yönleri de bir o kadar fazla. Birkaç inceleme okudum ve bazı fark etmediğim konularda eleştiri konusunda doğru olduklarını anladım. Mesela yazarın ajitasyon içinde yazmış olması, insaların sırf ağladığı için beğendiğini düşündüğü bir kitap. Bende ağladım herkesin ağlayacağı nedenlerden ötürü. Ama bu kitabı çok beğendiğim ve iyi yaptığı anlamına gelmiyor. Çok fazla tetikleyici unsur barından bir kitap. Okurken bunun uyarısının yapılması gerekirdi. Şahsen ben 0 bilgi ile başlamıştım kitaba ve okuduğumda çok mide bulantısı yaşadığım yerler oldu. Konusu dışında yazarın kalemi her ne kadar iyi olsada olayları uzatarak ve fazla detaylı bilgi vermesinden kaynaklı, kitabı bir an önce bitirme isteği ve raflara kaldırma isteğimin bir diğer nedeniyde bu. Asıl isteğimin nedeni yaşanan olayların travma etkisi. Beni düşündürmesi ve geçmişime yönlendirmesi. Günlerce düşünceler içinde geçti günüm. Kendimi jude yerine koymadım asla-böyle bir şeyin içinden kalkamam- ama kendi hatalarım ve geçmiş zorluklarımın nedenini düşünmekle, şöyle olsaydı neler yaşanırdı hayatımda, gibi bir çok konu günlerimi alt üst etti. Konuyu ayrıntılı bir şekilde anlatmadan önce biraz kitabın biçeminden bahsetmek istiyorum. Betimlemelerin fazla kafa yorularak yazılacak şeyler olması bazen yazılan paragrafları benimseyip sevmeme neden oldu. Herkesin okuyabileceği tarzda bir kitap değil. Yazarın çok uzun bir zaman dilimini anlatıyor olmasından dolayı olayları anlatım biçimi çok farklı. Her yaşamanı kronolojik bir sıraya göre yazmış olsaydı bu kitabı çok basitlşetirirdi. Kitaba özgünlğk katan diğer bir hususta bu. Ama o kadar uzatılmış ki kitabın başında önemediğim bu kronolojik sırayı kafamda düzeltme işlemini bir süre sonra bıraktım. Sadece jude ve Williem'e odaklandım. Bir başka şey ise duyguları çok ağır vermesi. Her bir olayı-cümleler ve olaylar anlaşıldığı müddetçe- çok iyi bir şekilde okuyucuya aktarılıyor ama bazen anlaşılmayan bir çok cümle ve paragrafla karşılaşılabilir. Kitap kendisini bitirmeme izin vermedi. Son sayfalarını okurken. Yaklaşık 100 sayfa kaldığı zaman kitabı o gece bittirirm diye başlayıp 4 gün sürdürdü. Gereksiz yere uzatılmış ve boş betimlemelerle olduğunu söylemiştim bu görüşümğn hâlâ arkasındayım. Şükran Günü yemekleri... Bıktırıcı derecede o günelrden bahsediyordu hep. Fazla uzatılmış derken şaka yapmıyorum. Tahammül seviyesi olmayan biri okuyamaz kitabı. Yazarın kitabı uzatmak için yaptığı bir şey mi karar veremiyorum ama okurken bu bilgiyi bilmeseysim çok bir fark yaratmayacağını hatta bazen hiç fark yaratmayacak dediğim yerler oldu. İlk bölümlere nazaran bu son bölümlerde daha fazla yormaya başladı. Bunlar azaltılmış olsa ve daha kısa bir kitap olmuş olsa verdiğim puan daha yüksek olanilirdi. Konusuna ve diğer değineceğim şeylere gelecek olursak: Konu bakımından böyle bir seyin yazilmis olmasi guzel mi olmasi desem yoksa geregi yok muydu desem bilemedim. Ağır travmalar bırakacak bir şeydi. Herkesin okuyamayacağının nedenlerinden biri. Jude... Söylenecek onca şey olmasına rağmen dilimin ucuna gelen kelimeleri birleştirip cümleleri kuramıyorum. Çok zor. Abarttığımı falan düşünüyor olabilirsiniz ama öyle değil. Her şeyi bir yana bırakırsak asla kolay şeyler yaşamadı. Ve bu yaşadığı şeylere karşı verdiği tepkiler olağan şeylerdi. Tekrarlanan tekrarlandıkça işkenceye dönüşen olaylar. Bu kısımlar çok gerkesiz uzun ve bıktırıcıydı aslında. Geçmişin peşini bırakmaması bir canavar gibi onu kovalaması.. her şeye karşı çok güçlü durdu. Çok iyi bir avukat, çok iyi kalpli bir insan, iyi bir yüzücü, Williem'in onun için tasfir ettiği her şey doğru şeyler. Mükemmel bir kişi o. Kimseye yük olmamak için geri planda kalamya çalışması-bu konuda birinin nedne böyle bir şey yaptığını anlamadığını söylediği bir yazı okudum. Anlamaması doğal çünkü bunları yaşayan ve o psikoloji içinde olan kişi kendisi değil jude. Sonuç olarak bir kitaptan bahsediyoruz ve bu konu yazarın kendisine kalmış bir şey dilediğini yazabilir. Tabi eleştirmek konusunda bir şey demiyorum sadece görüşümü söyledim. Her şeyiyle kitabı eleştirmek gerek.-, düşüncesi ve kendisi tamamen fevkalade bir karakter. Acısını abartarak yaşadığını söyleyen olursa bu konudaki fikrim açıkcası o yönde değil. Ufacık bir şeyi bile kolay atlatamıyorken bile böyle bir geçmişin izlerini atlatmak mümkün değildi. Bunu hiçbir zaman da yapamadı. Her zaman bir avcı gibi peşini kovaladı. İntihar girişimi konusunda haksızlık olduğunu düşünmüyorum. Ölmek istmesi çok olağan bir şey gibi geldi gözüme. Onca hastalıkla mücadele ederek yavaş yavaş yok olmak yerine her şeyi birden son vermek istemesi. Ama bunlar hiçbirini hak etmediği açık bir gerçek. Kim böyle ağır bir yükü kaldırabilir ki? intihar girişiminin başarısızlıkla sonuçlanması.. Onu mutlu eden kişilerin olması onu asla yalnız bırakamyan arkadaşlara anneye babaya-üvey olsalarda gerçek bir anne baba sevgisi veren harold ve jullia... -Andy'ye sahip olması çok iyi bir şeydi. Onlar olmasaydı belki daha erken bir yaşta ölmüş olacaktı. Evet 53 yaşında ölmüş olması belki onun için acılarıyla daha fazla baş başa kalıyor olmasında sorundu ama o her şeyiyle çok iyi insanlara sahip oldu. En büyük ve mükemel olanları hiç şüphesiz Andy, Harold, Williem. Bunlar arasında bir sıralama yapmam haksızlık olur gibi geliyor içimden ama neredeyse williem ve Andy aynı sırada diyebilirim. O ikisi onu her zaman daha fazla ayakta tutmaya çalışan mükemmel insanlar. İçine kapanıkken Williem'e güvendi ve güveninin karşılığını aldı. Ona her şeyini verdi, aynı şekilde Williem'de her şeyini ona heba etmeye çalıştı. Bunu karşılıklı yaptılar. Arkadaşlık olarak süren ilişkilerinin sevgiliye gitmesini sağlık bulmadım toxic bir şeye dönüştü zamanla ama Jude için iyi olduğu kesin. Onu mutlu etti. Williem ile birlikteyken mutluydu onu seven birinin olduğuna inanıyordu. Paranoyaklaşaması onu terk edeceğini düşünmesi yaşadığı her bir duygunun yerinde ve normal olduğunu düşünüyorum. Bilmiyorum jude beni bana hatırlatmaya neden oldu. Hiç istemesemde geçmiş sorunlarımı gün yüzüne çıkardı. Çocukluk sıkıntılarıla yüzleşeme neden oldu. Belkide bu yüzden onun duygularına bu kadar önem verdim içten içe. O ufak -jude'un sorunlarının yanında öyle kalıyorlar, kıyaslama yapmak istemem aslında, herkesin kendi sorunları kendisine özledir. Her bir yaşantı ve acının bir nedeni var ufak veya devasa demeden.- sorunlarıma böyle bir tepki verip kahrolduysam onun bu konuda yaşadığı her şeyi dediğim gibi normal görüyorum. Bacaklarını kaybetmişken bunu atlatmadan Williem'in ölmesi onun için hiç iyi olmadı. Onu aradı her yerde kötüyken daha kötüye gitti. Ama yine Andy ve harold diğer arkadşaları-random atarak okudupum kişiler- onu iyleştirdi bir nebze. Ama öldü. Williem ile kavuştu. Ölmesi beni üzmedi. Aksine sevindim. Anlatacak çok şey var bir sürü yaşanan 53 yılı ben burda 2,3 cümle ile anlatmam. Kitap kadar yorum yapacak güce sahibim ama konuştukta içimdeki sorunlar artacak. O yüzden bu kadarı kafi. Büyük bir boşlukta hissediyorum. 4 ay boyunca benimle olan kitabı bitirdim ve içine fazlasıyla işledi. Kitabı okuyup ağlamadığını söyleyen insanları gördüm açıkçası bunu okuyup da ağlamayan insanlara inanmıyorum. Ağladığı için ve çok popüler oldugu icin kendisininsevdirmeye zorlayan insanlarin oldugu da bir gercek. Burda her seyden farkli olarak böyle bir kitabin poyasa da bulunuyor olmasi bile iyi degil. Kesinlikle satilirken tetikleyici unsura dair bir işaret okuyucuyu bilgilendirmek gerek. Cunku ben bilseydim okumazdim kitabi. Atlatmam kolay olmayacak gibi. Kitap okurken bana eşlik eden chance peña'yı ne zaman dinlesem aklıma sadece bu kitap gelecek. Ben okuduğum kitapları çizip yazı yazmaya kıyamayan biriyken bunu okurken her bir sayfasında köşe notlarımı Duygu ve düşüncelerimi görmek mümkün. okumaya başladığımda anlamlı cümleleri çizerdim sadece ama yine o son dediğim kısımlarda neredeyse altını çizmedipim cümle kalmadı. Derin izler ve anlamlar taşıyan duygu yoğunluğu yüksek bir şey. Ayrıca her yönden de yorucu. Okumanızı önermem. Verdiğim puan altını cizdigim guzel alintilara gitsin. Yazım hataları ve noktalama yanlışları için üzgünüm.
Alıntı
Değersiz Bir HayatHanya Yanagihara · Doğan Kitap · 20245,6bin okunma
·
172 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.