Gönderi

Puan vermedi·72 syf.··
2024 19. kitabı
·
10 saatte okudu
·
Okunma: 21 Eylül 2024 19:51
Hikaye, birinci tekil şahıs ağzından anlatılır. Öykünün başında bir ressam yeni yapacağı bir tablo üzerinde düşünmektedir; fakat fırçayı eline almasını sağlayan konu çok çetindir. Hikayenin bu bölümünde ressam, ona resim yapma ilhamını veren konuyu okuyucusuyla paylaşmaya başlar. Bu sırada çocukluğuna dönüş yapar ve köyünde “Düyşenin Okulu” diye anılan okuldan bahseder. Bundan sonra hali hazıra dönen ressam, köylerinde yetişmiş olan Altınay Süleymanovna’nın köye gelişini anlatır. Bayan Süleymanovna, üniversitede öğretim üyesi aynı zamanda bilimler akademisi üyesidir. Yıllar sonra köyünü ilk kez ziyaret etmektedir. Ressam, kadının hüzünlendiğini fark eder, onunla bir müddet konuşur ancak kadın fazla bir şey söylemeden oradan ayrılır. Daha sonra ressama yazdığı bir mektupla bütün hikayesini kendi ağzından okuyucuya anlatır. Hikayenin bu kısmından sonra artık anlatıcı Altınay’dır. Duyşen, genç, idealist ve tam bir Lenin hayranı olan bir gençtir.Bu hikaye aslında Aytmatov’un daha sonra kaleme alacağı pek çok roman ve hikayesinden farklı bir yapıya sahiptir: Aytmatov, diğer eserlerinde rejime inanan ona bel bağlayan insanların hüsrana uğramalarını dile getirir. Elveda Gülsarı’nın Tanabay’ı gençliğinde rejime hizmet etmiş, yaşlandığında ise elleri boş kalmış bir insandır. Gün Olur Asra Bedel’in Abutalib’i rejimin yüzlerce kurbanından biridir. Bunlar bir kenara bırakılsa bile; Aytmatov’un kendi babası, rejime inanıp onun için canla başla çalıştığı halde idam edilmiştir. Ama bu hikayede Duyşen doğru bildiği yolda ömrünün sonuna kadar çalışır ve hikayede onun pişman olduğuna dair bir bilgi de yoktur. Duyşen, bu tarafıyla Aytmatov’un diğer kahramanlardan farklı bir tavır sergiler. Duyşen, görev yaptığı köyde çocukların okutulması için mücadele etmiştir. Ancak halk okumanın gereksiz olduğunu savunduğu için Duyşen' e zorluk çıkartmıştır. Duyşen girdiği bu yolda başarılı olmuştur. Sonraki yıllarında asker olarak yola devam etmiştir. Ve ondan bir daha söz edilmemiştir. Romanın asıl ana kurgusu Altınay üzerine kuruludur. Altınay on beş yaşında olup öksüz ve yetim bir kız çocuğudur. Okumaya son derece meraklıdır. Ancak kötü olan teyzesi onu sömürmektedir. Çocukluktan genç kızlığa adım atması ile duygu durumunun değişimleri anlatılır. Çocuk yaşta teyzesi tarafından zorla kendisinden yaşça büyük biri ile evlendirilir ancak yaşının küçük olması sebebi ile askerler onu alır. Duyşen, onu köyden uzaklaştırmak için şehirde bir okula yazdırır. Altınay okulunu yüksek bir derece ile bitirip öğretmen olur. Yıllar sonra köyüne Duyşen için döner ancak onu bulamaz. O sıralarda Moskova'da savaş yeni bitmiş kayıplar belirsizdir. Ve Altınay Duyşen' i bulmak için yola koyulur ancak bulamaz. Kitap basit bir kurguya sahipmiş gibi görünse de aslında bazı imalarda bulunuyor. Teyzesinin kötü olup Altınay' a eziyet etmesi Rusların Kırgızlar üzerindeki sömürüsünü sezdirmiştir. Cahil görünümlü halkın kendi haklarını bilmediği gibi başkasının kendi haklarını sömürüsüne de müsamaha gösterdiğini anlatır. Kendi haklarının sömürüldüğünü ve bunları savunmak için birinin onları uyandırması gerektiğini de sezdirmektedir. Bunu Altınay' a zorla sahip olan adamın, ilk eşinin yıllar boyunca kocasının onu sömürüsüne ses etmeyip askerlerin Altınay' ı almaya geldikleri zaman ses etmesi ile sezdim. İlla okuyun diyebileceğim bir eser olmadı. Aytmatov' un hemen hemen birçok eserini okumuşumdur. Ve hepsi bende ayrı bir tad bırakmıştır. Ancak bunu çok sevemedim.
Öğretmen DuyşenCengiz Aytmatov · Da Yayınları · 200210,7bin okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.