Bilinmeyenin çekiciliği pek çok insanın tahmin edebileceğinden çok daha baştan çıkarıcıdır
H.P. Lovecraft okuyacaksanız ilk karşılaşacağınız şey budur: Bilinmeyene karşı duyulan karşı konulamaz merak. Ardından bu merağın değişmez sonucu, zihnin en ücra köşelerine kadar ulaşıp aklı felç eden o müthiş korku... Bu iki temel unsurdur Lovecraft'ı Lovecraft yapan. Kısaca Antartika'da araştırmaya giden bir grup bilim insanının başından geçen akıl almaz olayları anlatıyor kitabımız. Bu eseri benim okuduğum ikinci kitabı olmakla beraber Innsmouth'un Üzerindeki Gölge eserini daha bi beğenmiştim. Sebebi ise bu eserde sizi okurken (eğer aşina değilseniz ki ben aşina olmama rağmen bunaldım) bolca yoracak ve eserden koparacak jeolojik/biyolojk/arkeolojik terim kullanması. Okurken ben gerilmeye mi geldim yoksa makale mi incelemeye geldim dedirtmedi değil. Kitabın sonlarına kadar sadece "nasıl anlatsam ki, çok korkunç öyle böyle değil" gibi bizi germeye çalışması dışında dağları aşmadan önce gerçekleşen gerilim unsuru yok denecek kadar az malesef. Ancak hakkını vermeliyim ki dağları aştıktan sonra gerçekleşen olay silsilesi gerçekten içinizi daraltacak ve bir o kadar o Kozmik Korku'yu size hissettirecek. Ne kadar başlarda kullanılan abartı terminolojide bocalasam da adeta bir metafor gibi; ana karakterimiz dağları aşınca siz de sonunda aradığınızı, bilinmeyene karşı duyulan ve sizi istemsizce içine sürükleyecek olan meraka yenik düşeceksiniz. Cthulhu evreninden başka yaratıkları da göreceğiniz için bir yandan da H. P. Lovecraft wikisinden araştırma yaparsanız daha çok keyif alacaksınız. Eğer fazla terminoloji görmek istemiyor ama yine de Lovecraft evreninden bir kitap okumak istiyorsanız Innsmouth'un Üzerindeki Gölge adlı eseri öneririm. Hem olay akışı hem duygu yoğunluğu bakımından daha etkileyici bir eseridir Lovecraft'ın. Herkese iyi okumalar.