Kitabı çok beğendim. Bu kitabı okumadan önce ne yazarı tanıyordum ne de kitapta biyografisi geçen Fatıma el-Fihri'yi.
*Spoiler*
Fatıma ilim aşığı bir çocuk. Ülkesinde kızlar yalnızca evde eğitiliyor okula gitmiyor. Ama Fatıma çok zeki, meraklı ve azimli bir çocuk. Bir hayali bir okul inşaa etmek, herkes için. Hem de kızların okula dahi gitmediği bir dünyada...
*Spoiler*
Burada durup bunları bir sindirmek gerekiyor önce. Çocuk kitabı okumak bazen koca bir kitap okumaktan daha hızlı yol aldirabiliyor bize.
Bizler ki öğrenilmiş çaresizliklerimiz içinde debelenirken ve hatta kendimize yaptığımız yetmezmiş gibi aynı çaresizlikleri adeta kestirme olsun da diye onlara da kodlarken, bir çocuk imkansızın içinde önce sadece hayalini kuruyor. Hani meşhur bir cümle var ya, başlamak bitirmenin yarısıdır diye, o bence bir şeyin hayalini kurabilmek bitirmenin yarısıdır olmali. İnanmadigimiz şeye baslayabiliriz ama inanmadigimiz şeyin hayalini dahi kurmayiz. Bir şeyin hayalini kurabiliyorsak inaniyoruzdur ve inanıyorsak başarabiliriz.
*Spoiler*
Devamında Fatıma'nin adanmisligini iki şekilde daha görüyoruz. Tüm mal varlığını bu yolda harcamasi ve inşaa etmek istediği okulun inşaatı bitene kadar iki yıl boyunca oruç sözü vermesi. Oruç. Ne kadar kolay ama bir o kadar da zor bir sadakat örneği. Allah'a şükrünun ve inancını ispatin göstergesi. Fatıma karakteri ciddi bir azim ve güçlü bir karakter timsali. Tam olması gereken vakar sahibi bir müslüman kadın.
Fatıma el-Fihri'nin kurmuş olduğu Kayrevan Okulu (Şimdiki ismi ile El-Karaviyyin Üniversitesi) Unesco ve Guinness Rekorlar kitabına göre dünyanın en eski ve sürekli faaliyet gösteren eğitim kurumu unvanına sahip.
Böyle bir Müslüman kadın şahsiyeti bizlere ulaştırdığı için yazara müteşekkirim.
Kitabın son kısmında ciddi bir kaynakça mevcut. Gerçekten emek verilmiş bir kitap. Ne söylesem az kalır.