·120 syf.····Okunma: 01 Ekim 2024 16:40 Yine bir Marquez ve yine başını bildiğimiz ama sonunu yine merak ederek okuduğumuz bir roman. Bende her zaman Marquez okurken diline bir yabancılık çekme durumu oluyor ama bu yabancılık kitabı okurken çok yakın bir ahbaplığa dönüşüyor. Kitabı okurken hiçbir şey anlamamış gibi olsamda tartışırken aslında ne kadar iyi anlafığımı farkediyorum.
Kitabı okurken Güney Amerika kültürü ile Ülkemizin kültürel motiflerinin ne kadar çok birine benzediğini farkettim. Örneğin gelinin kız olduğunu anlamak için kanlı çarşaf motifi. Bu motif ülkemizin doğusuna gittikçe daha çok artsa da her bölgesinde devam eden hatta damat tarfının ailesinin sabah kapısında beklediği bir durum. Kitabımızda da olayların gelişme sebebi olan bu durum sonrası Karakterimiz Nasar'ın ölümüne sebep olan durum. Ama dikkat çeken bir olayda bu cinayetin herkes tarafından işleneceğini bilindiği halde kimsenin Nasar'ı uyarmaması. Cidden namus meselelerinin ülkemizde ve Güney Amerika'da bir insan ölmesinden, bir canın ölmesinden daha önemli olduğunu bizlere gösteriyor. Bu durum kitapta o kadar güzel işlenmiş ki kitabı okurken bari sen git söyle diye çıldırıyor insan. Fikrimce Vicario kardeşlerde durdursunlar diye bekledi ama durduran olmadı.
Kitaptaki psikopoz taşlaması cidden hoş bir detaydı. Dinde psikopoz gibiydi kendini sadece gösteriyor ve öylece gemiden inmeden geriye gidiyordu buda bizim gibi toplumların dinî ayrıntılı olarak ele almadığını üstün körü sadece başkalarından duyduklarıyla körü körüne bağlandıklarını ortaya koyuyor.