Selamlar, haftanın en sevilen günü olabilir misin sen? Öncelikle efenim birkaç gündür elimde her akşam bir parça okuyup kapattığım kitabımı takdim edeyim sonra içimi dökeyim.... Ya da en iyisi sadece kitabı konuşalım..
Zihin çelen bir dilek! Dilekler ise özel yeteneklere sahip kişiler olarak tabir edebiliriz. Atlayan-sıçrayan-zihin çelen-görünmez olabilen-tırnakları ile dövme yapabilen-kalkan, koruyucu özelliği olanlar, safkanlar ve kahinler.. Tüm bunların dışında birde efsanede bahsi geçen sonsuz yetenek de var..
Su (Alev), karakterimiz yetimhaneden 8 yaşında evlat edinilir. Onunla aynı mahallede Toprak(Ateş) ile tanışması da böyle gerçekleşir. İkisi de evlat edinilmiş ve aynı yaştaydılar. Hem kader ortaklığı hem arkadaşlık sonrasında çok güçlü bir bağa dönüşür ve asla birbirlerinden kopmazlar. Aynı şehirde yaşama, aynı üniversite derken on dokuz yaşına geldiklerinde Toprak bir anda ortadan kaybolur!
Onun kayboluşunun ardında Su da ne yapacağını bilemez ve sürekli bir şeyler görmeye başlar...
Hayal mi, rüya mı gerçek mi diye bu duruma anlam veremez iken gün geçtikçe bazı şeylerin ayırdığına varmaya başlar.
Düşünce yolu ile Toprak’ın yanına ışınlanır ama bedeni eski konumunda kalır ve kendini Toprak’a gösteremez. Göstermeye başladığı anda Toprak onu tanıyamamakta bambaşka bir ülkede bambaşka bir geçmişe ait olduğunu iddia etmektedir.
Öte yanda Toprak da tıpkı Su gibi benzer yeteneklere sahiptir ama aynı zamanda iradesi dışında dövmelerle birine bağımlıdır.
Adı Kırmızı, en güçlü dileklerden birisi kendisi. Tüm dünyaya hükmetmeye, tüm yetenekli dilekleri kendi çatısı altında toplamaya ve normal olanlardan ayrıştırmaya kararlı büyük bir intikamın peşindedir. Yıllar önce kendisinden koparılan oğlu için, içinde biriktirdiği kini nefreti ve öfkesini eyleme dönüştürmeye yeminli!
Tüm dünya kaos ve bir savaşın eşiğinde iken tüm bunların ortasında bir aşk üçgeninde kalan Su şimdi ne yapacaktır dersiniz?
Sanırım kitabın en sevdiğim detayları yer ve zaman olarak ülkemizdeki coğrafi bölgelerin olduğu kısımların çoğunlukta olmasıydı. Bu bakımından modern Fantastik eser hem Türkçe karakter isimleriyle hem de gerçekçi yaklaşımlarıyla kafalarda hiç soru işareti ve belirsizlik bırakmıyor.
Yazarımız arkadaşım olduğu için övmüyorum eseri okurken aynı zamanda içimde mahkemesini kurdum ve hükmünü verdim. Aşk sahnelerinin daha çok olması ve sadece karakterlerin ağzından kurgunun yazılmış olması sanırım hiç fena olmazdı.
Türe başlangıç yapmak isteyenler için bence kaçırılmaması gereken bir seçenek!
Kitapla kalın!
Emeklerine, güzel yüreğine sağlık. Daim olsun. Dilek Nazlıoğlu