Puan vermedi·240 syf.··
2024 37. kitabı
Vassaf Bey… Kulağınıza çalınan ancak kaynağını asla öğrenemeyeceğiniz, ritminde kaybolduğunuz anda yarıda kesilip yerini sessizliğe bırakan bir ezgi yahut içinde ne olduğunu merak ettiğiniz kilitli bir sandık misali okurunu bir yerlerde hep baki kalacak bir merakla baş başa bırakan, kendi hayal dünyasını işe koşmaya iten türden bir kitap. ‘Neden’ derseniz, “Vassaf Bey” yazarın vefatından sonra ortaya çıkarılan ve yazar tarafından üzerinde bir kısım düzeltmeler yapılmış olmasına karşın tamamlanamamış bir roman. Bu nedenle, kitabın kapağını kapattığınızda tamamlansaydı hikâyenin nereye evrileceğini merak etmekten kendinizi alamıyorsunuz. Esendal, kitabında, Vassaf Bey’e önemli bir yer, kilit bir rol biçmek istemiş gibi görünüyor fakat kitabı tamamlayamadığı için okuma sürecimizde maalesef bu karaktere ait pek fazla bilgi edinemiyoruz. Dolayısıyla kitabın bize ulaşabilen kısmında Vassaf Bey’e ait sır perdesi aralanamazken Perihan’ın romanı büyük ölçüde sırtladığını gözlemliyoruz. ‘Konuşmalar’ ve ‘Mektuplar’ olmak üzere iki kısımdan oluşan kitabın ilk kısmında, 1930’lu yılların Ankara’sında yaşıtlarının çoğu evlenen Perihan’ın kısmet arayışına tanık oluyoruz. Karakterimizin evde kalma endişesi o denli yoğun ki, eğer babasının arkadaşı Vassaf Bey kendisini kibarca reddetmeseydi onunla evlenmeyi bile düşündüğünü söyleyebilirim. Kitabın görünen yüzünde her ne kadar bir kısmet arayışı söz konusu olsa da geri planda çok daha fazlasının olduğunu düşünüyorum. Kendi tabiriyle ‘dolu dolu yirmi üç yaşındaki’ bu genç kızın hayatına aralanan pencerede cinsiyet rolleri bakımından yerleşik toplum algısının birey üzerinde yarattığı baskı, anne- baba ilgisinden yoksun yetişmenin verdiği yalnızlık hissi ve sağlıklı olmayan aile ilişkilerinin etkisini görmek mümkün. Perihan’a çevresindeki insanlar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak evlilik baskısı olmamasına karşın karakterin evde kalacağı, gençliğinin kaybolduktan sonra evlenmenin bir anlamı olmayacağı düşüncesi; eğitimine devam etmek, meslek sahibi olmak istemeyip evinin hanımı olma isteği gibi pek çok noktada geleneksel bakış açısının karakter üzerindeki etkisini gözlemliyoruz. Aile yaşamında ise hiçbir aile ferdinin birbiriyle sağlıklı ilişkiler kuramadığından, her gün evde gerginlik olmasından yakınma hali var. Evdeki huzursuzluğun ana kaynağı ise Yargıtay’dan emekli baba Hayri Bey. Bu karakter kitapta oldukça dikkat çekici bir yere sahip; zira büyük kızının da kendisi gibi hakim olması, çalışıp kendi ayakları üzerinde durması için yoğun bir çaba sarf ederken bir yandan da damat adayının karımı çalıştırmayacağım düşüncesi karşısında evlendikten sonra kızının işi gücü bırakacağı korkusuyla evlenmesine izin vermeyerek evde gergin bir ortama sebebiyet veriyor. Bu noktada baba ve kızlar arasındaki bu anlaşmazlığın makro boyutta yeni devletin yeni insanlarının modern ile geleneksel anlayış arasındaki sancılı geçişine de bir anlamda örnek olduğunu söylemek mümkün. Kitabın Mektuplar kısmında ise Vassaf Bey’in ani vefatıyla hayatı bir anda köklü şekilde değişen Perihan’ın İstanbul’daki yaşamını arkadaşı Behice’ye anlattığı mektupları okurken bir yandan da karakterimizin Vassaf Bey’in şüpheli ölümünün ardındaki sır perdesini aralamaya giriştiğini görüyoruz. Ancak kitap tamamlanamadığı için girişimin varacağı sonuç her daim bir merak unsuru olarak yanı başımızda duruyor. Kitap her ne kadar bitirilmemiş olsa da bu haliyle de kitabın kıymetli noktalara temas ettiğini düşünmekle birlikte yarım olmasının burukluğunu hissetmekten kendimi alamadığım bir okuma oldu. Yine de şayet tamamlansaydı güzel bir yere evrilebileceğine olan inancımı baki. Zira hiç evlenmemiş Vassaf Bey’in uzun ve yalnız ömründe de, vefatının ardında da mühim bir hikâyenin saklı olduğuna inanıyorum :)
Vassaf BeyMemduh Şevket Esendal · İthaki Yayınları · 2023526 okunma
·
82 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.