·192 syf.··Beğendi
···Okunma: 06 Ekim 2024 01:59 “Dengesini bulan dengini bulur” diye başlıyor ve o kadar haklı ki.
Öncelikle kadınların erkekleştiği, erkeklerin kadınlaştığı bir zamanda yaşıyoruz maalesef. Eşcinselliğin yaygınlaşma sebebi de dahil olmak üzere bir çok noktaya değiniliyor. Bu da beni ayriyeten memnun etti. Herkes kendi cinsiyetini terk eder durumda. Kitapta bahsedilen temel konu da bu zaten. Kadınlar neden kadın olmak istemiyor? Erkekler neden erkek gibi davranmıyor? Bu iki cinsin arasındaki mesele nedir? Nasıl bu hale gelindi ve nasıl düzelir? Bu gibi sorulara cevap bulacağınız bir kitap.
Ayrıca bu soruları sadece psikolojik açıdan değil dini açıdan da ele alan bir kitap olduğu için daha çok sevdim. Her iki açıdan da kadın ve erkeğin yeri, birbiri arasındaki dengesi nasıl olmalı bunu çok güzel açıklıyor. İfrat ve tefritin her şeyde olduğu gibi, kadın-erkek olabilmekte, bu iki cinsin birbirine karşı tutumunda dahi yanlış olduğunu görüyoruz. Her şey vasattayken daha güzel. Kadın aslında fıtratındaki kişiyi kabul ettiğinde ve o şekilde yaşadığında daha mutlu, aynı şekilde erkek fıtratına uygun şekilde yaşadığında daha mutlu ve en önemlisi kadın ve erkek birbirini tanıdığında, özünü bildiğinde ve birbirlerine bu şekilde davrandığında onlardan mutlusu, huzurlusu yok.
Tabi bu sadece iki kişinin yapabileceği bir şey değil. Çünkü toplumun kendisi bunu birbirine yapıyor ve herkes kabullenmiş durumda. Bir mutsuzluk var ilişkilerde, şahıslarda fakat sebebi bulunamıyor. Ancak sebebini bu kitap açıklamış işte. Özellikle kadınlar kadınlara, kadın olmanın kötülüğünden bahsederken zor bir baş kaldırış olacak ama bir yerden başlanmalı ve kadın olmayı kabul etmenin zorluğuyla yüzleşmeli, kaçmamalı.
Kitabı herkese öneriyorum bekar, evli fark etmiyor çünkü konusu evlilik temeline dayanmıyor. Aile içindeki kadın ve erkekleri anlamak istiyorsanız, kendinizi anlamak istiyorsanız tavsiye ederim. Keyifli okumalar.