10/10
·272 syf.··
2024 1. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 12 Ağustos 2024 13:30
29 Ekim gece yarısı haberi alıp girdiğim yas sürecini hala çok net hatırlıyorum. Soğuk kanlı yaklaştığım pek çok ölümden sonra tamamen zıt bir reaksiyon vermem çevremdeki herkesi endişelendirdi. Ben bir hafta boyunca ağladım. Bu bir süreçti. Favori sitcom karakterini kaybettin, ne büyük bir acı(!) Hayır. Kaybettiğim şey benim için çok daha derindi; yeri boş kalan en iyi arkadaşım ve bir yerlerde beni mutlu eden adamın mutlu bir hayatı olabileceğine inancım. Bu süreçten sonra kitabı okumayı aylarca erteledim. Ne ile yüzleşeceğimin farkında olup korktum. Kitabı bitirdiğim sıralarda Matthew’ın ölümüyle ilgili soruşturmanın detayları gün yüzüne çıktı ve okuduğum/biriktirdiğim her şey biraz daha fazla canımı acıttı. Her şeyden önce eğer sindirebiliyorsanız soluksuz okuyacağınız bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Ama her detayın üstünde biraz daha fazla durduğum, her benzerliği yakaladığımda hem buruk bir sevinç hem de derin bir hayal kırıklığı yaşadığım için her bölümün sonunda benim bir süre (fazlaca) ara vermem gerekti. Otobiyografi okurken yazarın hayatına onun kendi gözlerinin içinden bakmak çok farklı bir boyut. Ancak hatırladığım bir iki yazarda rastladığım böbürlenme ve başarı hikayelerinin aksine bu kitapta bir insanın aslında kendiyle ne denli çelişebildiğini, zorlandığını ve sorunların hep bahsedilen çözümlerinin aslında kolay elde edilemediğini (hatta belki hiç bir zaman elde edilemediğini) görme şansı buluyorsunuz. Bir insanın kendi cehennemini nasıl yarattığına şahit oluyorsunuz. Başından sonuna can acıtacak kadar objektif! Friends. Görünür olmak istedin. Sesinin duyulmasının tek yolu buymuş gibi. Bir karakteri kucakladın, senden izler taşıdığı için canlandırman zor olmadı ama kendi sonunun aksine ona mutlu bir son yazdın. Birbirinden güzel arkadaşlıklar ve sağlıklı bir ilişki. Hatta perdeyi kapatırken sıkı sıkı tutunduğun bir aile! Ama realitede tüm bunları elde edemeyeceğini farkettiğin noktada lanetin haline geldi. Kurgusal mükemmel Chandler, Matthew’ın içinde kopan fırtınaların sesini bastırsın istemedin. “Onlar Chandler’ı sevdiler.” -I love you Matthew! +Do you? Love. Bu zamana kadar kendimde hep şikayet ettiğim ama derinine düşünmediğim tarafımı görmemi sağladı. İnsan ilişkilerinde en kaotik, en problematik sen değilsin Matthew. Yansıyoruz. Hep önce biz terketmeliyiz iyi ihtimalleri, sadece sonunda öyle ya da böyle tüm çıplaklığımızla görünmekten korktuğumuz için. Bu da bizi tek bir yere götürüyor aslında: Kendini sevmekte zorlandığın için insanların seni sevebileceği ihtimaline tutunamıyorsun. Kendinden o denli nefret ediyorsunki hayatına öyle ya da böyle giren her insan için yazdığın son aynı: “Gerçek seni görebilselerdi seni sevmekten vazgeçerlerdi.” Ama onları bulabilecek kadar şanslıysan istisnalar hep var. Olay gardını indirip istinaları kucaklayabilmekte. Big terrible thing. Bağımlılık. Muhtaçtık. Sonu gelmeyen ağlama döngüsünde birinin elimizden tutmasını istedik ve bize bir avuç dolusu hapla cevap verdiler. Tanıdık. Kitabın pek çok yerinde onun bilindik sarkastik tarafına denk gelip güldüm, daha çok yerinde ağladım. Favorimizin vodka tonik olmasından, aşkta çaresizliğimize kadar pek çok ortak yönümüzü fark etmek güvende hissettirdi. Güvendeyim çünkü dünya sadece benim üzerime devrilmedi. Güvendeyim çünkü herkes maskelerini geçirmiş mükemmeli oynarken bu kral çıplak kaldı. Matthew yalnız olmadığınızın kanıtı. Bu yolda mükemmel bi eşlikçi oldu. Kalemiyle, oyunculuğuyla ve dokunup destek olduğu her bir insanla çok güzel hatıralar bıraktı. Ama bazı hikayelerin mutlu bir sonu yok. Umarım gittiğin yerde huzurlusundur refakatsiz çocuk
Duygu ve Düşünce
Friends, Aşıklar ve Büyük Berbat ŞeyMatthew Perry · Yakamoz Yayıncılık · 2023208 okunma
·
202 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.