Herkese Merhaba
Bugün sizlere Dilek Nazlıoğlu kaleminden Zihin Çelen kitabının yorumu ile geldim
Ekim ayının sıradaki kitabı 2024 yılı basımlı 342 sayfalık bir kitap.
ᨒÖzel yeteneklere sahip kişiler, onlara Dilek deniliyor. Dünyada iyi olanı da var. Kötü olanı da. Atlayan, sıçrayan, zihin çelen, görünmez olabilen, tırnakları ile dövme yapabilen, kalkan, koruyucu özelliği olanlar, safkanlar ve kahinler. Birde efsanede anlatılan sonsuz yetenek var. Onlar çok güçlü. Ama bütün dünya onlara karşı, o yüzden dikkatli olmak zorundalar.
ᨒ''İnsanlığın en baştan beri yaşadığı topraklarda her şeyin başladığı nokta tam da orasıydı.''
Efsaneden yıllar yıllar sonra doğan ve yetimhaneden evlat edinilen aynı mahallede birlikte büyüyen Su ve Toprak. Toprak, simsiyah gözlere, kısa siyah saçlara, karanlık bakışlara, muhteşem bir vücuda sahipti. Bakışları ile insanı hem çileden çıkartıp hem de aynı anda eritebilecek nadir insanlardandı. Duruşu, yaşayışı, sevişi, yürüyüşü herkesten, farklıydı. Toprak'ta bir Dilekti. Özelliği güçtü. Çocukluktan gelen arkadaşlık sevgiye sevgiliye dönüşmüştü. On dokuz yaşına geldiklerinde ikisi de Antalya’da Mühendislik Fakültesinde öğrenim görmekteydi. Bir gün Toprak aniden ortalıktan kaybolur. Su, onu her yerde arar. Ama bir iz bile yoktur. Günler birbirini kovalarken Su hem bedenen hem zihnen çökmüş duruma gelir. Canından çok sevdiği aşkını halen bulamamıştır.
ᨒ''Rüyada gezinti, ışınlanma, zaman yolculuğu. Bu yaşadıklarımın mutlaka bir açıklaması olmalıydı.''
Toprak'ı nasıl bulacağını düşünürken aniden kulağının içinde bir ses duyar ve gözlerini kapatarak Toprak'ı hayal eder. Gözlerini açtığında ise kendisini evinden çok uzakta ve üşümüş bir şekilde bulur. Burası Toprak'ın yaşadığı yer Güney Kore'ydi. Buraya nasıl gelmişti. Yoksa bu bir rüya mıydı? Ama çok gerçekçiydi. Peki Toprak burada ne yapıyor ve beni neden göremiyordu.
Kelebek etkisi gibi bir şeydi. Özel yeteneklere sahipti. Ama nasıl kullanacaktı.
Günler sonra kulağındaki o sesi tekrar duydu. Bu kez kendini bir dövmecinin kapısında buldu.
Buğra, iri yarı, en az 1.90 boylarında, sportif, kumral, yeşil gözlü, gamzeli, yakışıklı bir adamdı. Bu adama neden bu kadar yakın hissettiğini anlamayan Su. Bu yakınlığı en kısa zamanda tüm detaylarına kadar öğrenecekti.
Buğra'da bir dilekti ve özelliği sıçrayandı. Su bilmese de o Su'nun koruyucusuydu.
ᨒ''Damarlarımızda Aydan'ın kanı, Toprak ananın ve tanrının lütfu var.''
İyi Dilekler kadar kötü Dileklerde vardı. Bunların en başı Kırmızı, bütün dünyaya hükmetmek isteyendi. Zihin çelen Dilekti. Yıllar önce kendisinden alınmış bir parçasını arayan ve bu yüzdende içi nefret doluydu. Tek düşüncesi tüm dünyaya hükmetmeye, tüm yetenekli Dilekleri kendi dünyası altında toplayıp, fanileri ve normal Dilekleri yok edip kendi dünyası ve emri altında yeni düzen yeni dünya kurmaktı. Gözünü öylesine kin ve nefret bürümüş ki adının hakkını veriyordu. Dünya için büyük bir savaş ve kıyım kapıdaydı.
Sonsuz yeteneğe sahip o kişi bu savaşa bir son verebilecek miydi?
Antalya'dan Güney Kore'ye uzanan nefes kesen fantastik bir serüven. Su, Toprak, Buğra, Kırmızı ve diğerleri... İyi Dilekler ve Kötü Dilekler bu savaşta kim galip gelecek?
Sade, akıcı bir dile sahip, fantastik, doğaüstü türünde, temponun yüksek olduğu, macera, aşk, iyi ve kötülerin savaşında nefes kesici bir okumaydı. Devamını merakla bekliyorum.
Yazarımızın kalemine sağlık
Kitap ile ilgili düşüncelerinizi yorum bırakabilirsiniz
Okumayı ihmal etmeyin
im t u b i s ʚĭɞ