·203 syf.··Beğendi
···Okunma: 10 Ekim 2024 09:35 Yaralı polis: Merkez, merkez saldırıya uğradık.
Merkez: Olay yeri neresi?
Yaralı polis: Şehitlik Mevkii.
Merkez: Zaiyat var mı? Zaiyat var mı?
Yaralı polis: Şehidimiz var.
Merkez: 3310’un durumu ne?
Yaralı polis: Başımız sağ olsun...
***
Sakarya'nın Hendek ilçesinde doğan Gaffar Okkan, 1973 yılında Polis Akademisinden mezun oldu. İzmir, Şanlıurfa ve Eskişehir'deki görevlerinden sonra 1993 yılında Kars'a emniyet müdürü olarak atandı ve burada dört yıl boyunca görev yaptı. 1997 yılında, uzun yıllardır militan örgütlerin faaliyet gösterdiği Diyarbakır'a emniyet müdürü olarak atandığında ise, sadece şehrin güvenliğini sağlamakla kalmadı, sosyolojik yapısına da radikal yenilikler getirdi. Diyarbakır halkı, Gaffar Okkan’ı bir emniyet müdüründen çok daha fazlası olarak benimsedi; ona "Gaffar Baba" dediler. Polis teşkilatına kadınları kazandırarak halkla devleti barıştırmaya çalıştı ve adeta Diyarbakır’ın kalbinde taht kurdu.
24 Ocak 2001’de, makam aracına düzenlenen hain bir suikastla beş polis memuruyla birlikte şehit edildi. Onun vefatı, sadece bir devlet adamının kaybı değil, Diyarbakır halkının "babası" olarak gördüğü bir figürün kaybıydı. Ölümünden sonra ismi, Diyarbakır’da yeni doğan çocuklara ve şehrin dört bir yanına verildi. Onun Diyarbakır’a kattıkları, halkın gönlünde her zaman yaşayacak.
Zülfü Livaneli, Okkan’ın ölümü ardından şunları yazdı:
"22 yıldır çiçek yerine kar gören Diyarbakır’a güneş getiren yiğit müdür, bu ülkedeki kardeşlik döneminin müjdecisi olarak anılmalı. Eğer Türkiye’nin Güneydoğu politikası Gaffar Okkan’lar tarafından yönlendirilseydi, bu kadar kan dökülmezdi."
CNN Türk'ün cenazenin ardından röportaj yaptığı bir Diyarbakırlı, Okkan'ın halk üzerindeki etkisini şu sözlerle ifade ediyordu:
"Kardeşim için ağlamadım, babam için ağlamadım, Gaffar için ağladım. Gaffar Okkan, 22 yıldan bu yana memleketime kar yağan bu karlı havayı güneşleten adamdı. Diyarbakır’ı bir baba gibi sahiplendi ve bu yüzden bugün gözyaşlarım durmuyor."
Gaffar Okkan, sadece bir emniyet müdürü değil, halkı için mücadele eden bir kahramandı. Onun bıraktığı miras, Diyarbakır halkının hafızasında daima yaşayacak.
***
Bekir COŞKUN (Hürriyet)
....Uğur Mumcu, bulutların üzerindeki bir yerde, bir yeşil yosunlu kayanın üzerine oturmuş. Günlerden 24 Ocak. Arada bir işaret parmağını gözlüğünün tam ortasına bastırıp, bulutların arasında aşağıya bakıyor. O melek gibi onurlu gururlu karısı orda dimdik duruyor.
Ama gözleri yaşlı. Aşağıda insanlar, insanlar.. Arkadaki bulutların arasından Diyarbakır Emniyet Müdürü Gaffar, üstündeki-başındaki tozu toprağı silkeleyerek geliyor. Uğur Mumcu “Hayrola Gaffar?..” diyor.
Gaffar, saçlarının arasındaki metal parçalarını çıkartıp, sinirli yere atarken “Adamlara anlatamadık” diye mırıldanıyor. Mumcu sakin:
“Sende mi anlatamadın?”...