Dua Nasıl Yapılmalıdır?
Müminin mümine en iyi duası kabul şartlarına dikkat ederek ve gıyabında yapılan duadır. Buhârî’nin rivayetine göre Resulullah (asm), “Müslüman kimsenin kardeşinin ardından yaptığı dua kabul olunmuştur” buyurmuştur. Kabul şartlarının bir araya geldiği nispette duanın makbuliyeti artar. Kabul şartlarından bazıları şunlardır: 1. Dua edileceği vakit tövbe istiğfar ile manevi temizlenmeli 2. Makbul bir dua olan salâvat-ı şerife’yi şefaatçi gibi duanın başında ve sonunda zikretmeli. 3. Gıyabında, yani o kişi orada olmaksızın dua etmek. 4. Kur’ân’dan ve hadiste bildirilen dualarla dua etmek. 5. Kalbimiz huzurlu iken, samimiyetle ve içtenlikle dua etmek 6. Namazlardan sonra, bilhassa sabah namazından sonra dua etmek. 7. Mübarek mekânlarda, özellikle camilerde dua etmek. 8. Cuma günü, özellikle duaların makbul olduğu saat-i icabe’de dua etmek. 9. Üç aylarda, özellikle kandil gecelerinde dua etmek. 10. Ramazan’da, özellikle Kadir gecesinde dua etmek. (Bkz. mektubat, 23. Mektub)
·1 alıntı·
125 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
TilmizulKuran
Gönderi Sahibi
Dua etmenin usül ve adabı -Evvela duada samimi olunmalı: Öyle ise kafirlerin hoşuna gitmese de (siz) dinde ona (karşı) ihlaslı (samimi) kimseler olarak Allah'a dua edin.(Mümin, 14) Rabbinize yalvara yalvara ve için için dua edin! Şüphesiz O haddi aşanları sevmez.(Araf, 55) -Esmaül-Hüsna ile dua etmek: Esmaül-Hüsna(en güzel isimler) ise Allah'ındır! Öyle ise Ona onlarla dua edin.(Araf, 180) -Duada sesi yükseltmemek gerekir: (Duada) sesi yükseltsen de (yükseltmesen de O'nun için birdir, O her şeyi işitir!);şüphesiz O, gizliyi de, daha gizli olanı da bilir.(Taha, 7 ) -Geceleyin dua etmek: (Teheccüd namazı kılmak için) yanları yataklardan uzaklaşır; korkarak ve umarak Rablerine duâ ederler ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden (Allah yolunda) sarf ederler.(Secde, 16) -Salih amel işleyenlerin dualarına icabet edilmesi: Ve îmân edip sâlih ameller işleyenlere icâbet eder (onların duâlarına cevab verir) ve fazlından onlara (mükâfâtlarını) arttırır. Kâfirlere gelince, onlar için (çok) şiddetli bir azab vardır.(Şura, 26) -Izdırar halinde dua etmek: "(Onlar mı daha hayırlıdır,) yoksa (bir sıkıntısından dolayı) kendisine duâ ettiği zaman darda kalan (bir kulun)a icâbet edip, (ondan) fenâlığı gideren ve sizi yeryüzünün halîfeleri kılan (Allah) mı? Allah ile berâber (başka) bir ilâh mı var? Ne kadar az ibret alıyorsunuz!"(Neml, 62) -Duada istenilen şeylere dikkat etmek: İnsan ise, (bazen öfkelenerek, bazen bilmeyerek) hayra olan duâsı gibi (kendi aleyhine olarak) şerre duâ eder. Çünki insan, (işin sonunu düşünmez ve) çok acelecidir.(İsra, 11) -Duayı her zaman yapmak: Hem insana ni'met verdiğimiz zaman (şükürden) yüz çevirir ve yan çizer. Ona kötülük dokunduğu zaman da bol bol duâ eden bir kimse olur.(Fussilet, 51) Yanlış dua etmemek: İnsanlardan öylesi de vardır ki: “Rabbimiz! Bize(nasîbimizi) dünyada ver” der; o takdirde onun için âhirette hiçbir nasib yoktur!(Bakara, 200) Hadis-i Şeriflerde de dua adabı ile ilgili çok izahlar vardır. Birkaç tanesi şöyledir: İnsanların en acizleri duada acz gösterenlerdir. En cimrileri ise selam vermekte cimrilik edenlerdir.(Beyhaki, Şuabul İman, 8392) Duayı terk etmenin günahı oluşu: Duayı terk etmek günahtır. (Taberani, Mucemussağir, 708) Duada ısrar edilmesi: Allah'a dua ettiğinizde kabul olunacağına inanarak dua edin. Hiçbiriniz kesinlikle eğer dilersen ver yarabbi demesin. Çünkü Allah kabul edeceğine inanarak dua etmenizi çirkin görmez. (Buhari, Tevhid, 31) Kişinin duada nefsinden başlaması: Allah resulü bir kişiye aldığında kendinden başlayarak ona dua ederdi. (Tirmizi daavat hadis no 3385) Duada gözleri sema'ya dikmenin yasak olması: Duada gözlerini semaya kaldıranlar bu adetlerinden vazgeçmeli yoksa gözlerinin ziyası alınır. (Müslim, Salat, 429)