Farklı bir bakış açısı
6/10
·208 syf.··
2024 25. kitabı
Jean-Louis Fournier - Dul Ölümsüz Eş Arıyor. ‘’Ben hep başkalarının ölümünün daha kötü olduğunu düşünmüşümdür. Hayatta hep ilk olmaya çalıştım. Bencilce ölen ilk ben olurum diye düşündüm. Etrafımda seni seviyorum diyebileceğim kimsenin kalmamasına üzülmemek için. Ben hep başkalarının ölümünden korkarak yaşadım; annemin, eşimin, kedimin…Ölmeden önce hayata tutunmama yardımcı olan hep kadınlardı. En büyük kusurları doğada çözünebilir olmalarıydı.’’ Artık belki de hayatının sonlarına gelmiş bir adam, ölümün korkutucu yüzünü görmek yerine, çok alıştığı, onsuz çok eksik hissettiği eşi Sylvie’ye kavuşma fırsatı olarak görmeyi tercih ediyor ölümü, üstelik bunu anlatırken de bazen yolun sonuna gelmiş olma hissinin ağırlığını içimizde hissederken, bununla yüzleşmekten başka çaremiz olmadığını kabullenip eğlenmeye bakıyoruz Fournier’in anlatımıyla. Mezarlıklar en çok sosyalleştiğim alan diyor Fournier hem altındakilerle konuşuyorum hem onları ziyarete gelen dostlarımla:) Eskiden çok önem verdiğimiz bazı şeyler, mesleğimiz, sınırlarımız, hayattaki çizgilerimiz, ben böyleyim diyerek kendimizi ortaya koyup sıkı sıkı benliğimize sarılmamız hem yaş aldıkça, sevdiklerimizi kaybetmeye başladıkça o kadar da önemli gelmemeye başlıyor. Sylvie olmadan her yanının, her şeyinin eksik olduğunu anlatan, biz birbirimize mecburuz diyen Fournier Sylvie’yi aldatmış olmanın, üstelik defalarca, pişmanlığını yaşıyor. Sylvie ölmeseydi de aynı şeyi hisseder miydi? Belki de hissediyordu ama Sylvie en nihayetinde onun hep yanındaydı ve o böyle biriydi kendi tarifiyle bir demir tozu, mıknatıslar tarafından sürekli çekiliyordu, istemsizce. Yakından Sylvie gibi o da doğada çözünecek, hepimizin ‘kusuru’ doğada çözünmek. Ölmenin ne kadar farklı bir tarifi. Çok basitçe, kağıt gibi, yıllarca özenle baktığımız, iyileştirmek için, güzelleştirmek için günlerimizi harcadığımız bedenimiz, daha çok şey bilmeliyim daha çok öğrenmeliyim diye tıka basa yüklendiğimiz zihnimiz bir gün doğada çözünecek. Basitleştirdikçe, insanın korkusu da azalıyor gibi gözükse de sanki bir yandan da insanın içinden hiç gitmiyor olabilir mi bu korku? Ayakkabı alırken bile aklına ölümün gelmesi ve ayakkabıların senden çok yaşamamasını istememek, ayakkabıların son kullanma tarihinin senden daha fazla olduğunu düşünmek ve kıskanmak. Fournier kendini hem Sylvie’nin gözünden hem de kendi anlatımıyla pek güzel yermiş. Bunu yapabilmek, yazabilmek hem de insanlarla paylaşabilmek her ne kadar kaybedecek bir şeyi olmadığını düşünse bile bir insan için oldukça zor.
Dul Ölümsüz Eş ArıyorJean-Louis Fournier · Yapı Kredi Yayınları · 2024958 okunma
·
80 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.