Puan vermedi·88 syf.··
2024 317. kitabı
Yalova Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde, Hukuk Felsefesi ve Sosyolojisi Anabilim Dalında halihazırda doktor öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan yazarımız, Pinhan Yayınlarından çıkan ikinci kitabı ile hukuk felsefesinin en mühim konularından biri olan doğal hukuk sorununa değinmektedir. Eser ne doğal hukuku ne de pozitivist hukukun tarafgirliğine soyunmaktadır, doğal hukuku bir problem olarak ele alıp çözümlemek niyetini taşımaktadır. Eser’in temel meselesi doğal hukukun tarihinden bahsetmek değil, doğal hukuku bir problem olarak ele alıp, doğal hukukun ne anlama geldiğini Aristoteles ve Hobbes’un fikirleri üzerinden ele almaktır. Birbirine zıt iki temel hukuk görüşünü ele alarak bunları karşılaştırmak kanaatimce doğal hukuk sorununu anlamak için yerinde bir seçimdir. Hukuk felsefesi spesifik bir alan olduğu için bu alanda yazılı metin sayısı az bir de hukuk felsefesinin alt dalı olan doğal hukuk meselesine indiğimizde sadece bu konuya özgü metin sayısı ise bir elin parmaklarını geçmiyor. Bu bağlamda kitap, akademik bir açığa seslendiği için benim nazarımda önemli bir yerde duruyor. Zaten yazarda kitapta belirttiği üzere doğal hukuk sorununa dair akademik literatürün kısırlığından dolayı makalesinin üzerine çalışarak kitap haline getirmiş. Bu anlamda kitap bir ders kitabı ya da tez düzeyinde detaylı ve kapsamlı bir yazın değil ancak yararlandığı kaynaklar ve dipnotlarıyla bir akademik hassasiyet gözetilerek hukuk felsefesine ilgi duyan ya da hukuk fakültesinde okuyan öğrenciler için yazılmıştır. Kitap temel olarak üç bölümden oluşmakta: 1)Bir Mesele Olarak Doğal Hukuk 2)Aristoteles vs Hobbes 3)Karşılaştırmalı Hukuki Olan ve İyi Hukuk Sorunu İlk bölümde yazar doğal hukuk konusunda genel bir kanaat oluşturmaya çalışmaktadır. Bir yasalar vardır ama bir de vicdan. (İşsevenler,2021, s.13) Alıntıda belirttiği üzerine hukukun vicdani kısmını, yani ne olduğunu değil de ne olması gerektiği üzerine düşünen kısmı olan doğal hukuk kavramını yazarımız belli başlı filozofların görüşlerinden yararlanarak dile getirmeye çalışıyor. İlk olarak hukukun evriminden ve üzerinde uzlaşılan bir doğal hukuk düşüncesi olmadığı için metnin amacının doğal hukukun ne olduğunu anlatmaktan çok doğal hukuk sorusunun ne anlama geldiğini çözümlemeye çalışmak olduğundan bahsediyor. Doğal hukuk, iyi/adil olan hukuk nedir zemininde meseleyi ele alan, meşru gücün neye dayanması gerektiğini sorgulayan bir felsefi zemindir. Doğal hukuk, resmi otoriteyi kimi zaman destekleyen kimi zaman ise eleştiren fakat esas itibariyle geçerliliğini resmi otoritenin onayına değil belirli bir doğa, doğallık anlayışına dayandıran ve bu bağlamda kendiliğinden geçerli olan, evrensel, bir takım akli ilkelere dayanan adalet tartışmalarının ana referansı olmuştur. (İşsevennler, 2021,s.22) Doğal hukukun temsilcileri olan Platon ve Aristoteles’in yasa ve hukuk hakkındaki görüşlerine değinen yazar bu bağlamda doğal hukuk görüşünün, yasayı nesnenin tabiatından çıkarılması gerektiği fikrine değinir. Felsefe bir bütün olarak varlığın hakikatini keşfe yönelirken hukuk felsefesinin payına düşen de adalettir. (İşsevenler, 2021,s.30) Kitabın bu kısmı gayet akıcı bir dille yazılmış ayrıca konuyu aktarırken tartışmacı bir dil kullanarak bizleri meselenin içine çekme çabasını da ayrıca takdir ediyorum. Kuru ve sıkıcı bir dilden ziyade öğrenciler için başka bir yazım biçiminin de mümkün olabileceğini ortaya koyan bu dil seçimi, kanaatimce lisans öğrencileri için gayet doğru bir seçim. Kitabın devamında da yazarımız bu dil seçiminden ayrılmıyor. Kitabın ikinci bölümü ise Aristoteles’in hukuk ve politika fikirleriyle başlıyor. Yaşam-İyi Yaşam, İyi Yaşam Potansiyeli: Akıl ve Dil Yetisi, İyi Yaşam ve İyi Hukuk bölümlerinden oluşan Aristoteles faslı, filozofun kendi metinleri esas alınarak çözümlenmeye çalışıyor. İlk önce Aristoteles’in polisini devamında iyi yaşamın filozofa göre nasıl sağlanacağını ve son aşamada iyi hukuka nasıl ulaşılacağını anlatıyor. İkinci bölümün ikinci kısmında ise Hobbes’un Leviathan’ı esas alınarak filozofun insan doğasının kökeninden başlayıp doğal hak ve doğa yasalarına giden fikirlerine değinen yazar Hobbes’un egemen ve güç kavramlarına dikkat çekiyor. Egemen esas gücünü bu ahitten almamaktadır; böyle bir ahit olmaksızın yani sözleşmeyle değil zora göre kurulan egemen kişiliğin hak ve yükümlülüklerinde değişen bir durumun olmamasından da anlaşılacağı üzere Hobbes, sözleşme fikriyle bizden, bir sözleşme olduğunu varsaymamızdan fazlasını istememektedir. (İşsevenler, 2021, s.63) Eserin son bölümünde ise yazar iki filozofun düşüncelerini karşılaştırarak meseleyi daha açık bir hale getirmeye çalışıyor. Öncelikle doğal hukuk sorununun sadece siyaset felsefesinin bir problemi olmadığını hukuk felsefesinin sadece pozitivist hukukla sınırlandırılamayacak kadar geniş bir alanı inceleme konusu edindiğini belirten yazar, bu sığ tutumdan vazgeçilmesi gerektiğini belirtiyor. Metnin devamında ise Hobbes ve Aristoteles’in hukuk hakkındaki fikirlerini daha net karşılaştırarak kitabı sonlandırıyor. Kitap üniversite öğrencileri için gayet yeterli ancak bu alanda okumalar yapan biri için oldukça yüzeysel. Bu alanda karşılaştırmalı metin sayısının azlığı kitabı değerli kılıyor. Dili sade, akıcı ve abartıdan uzak. Kitabın bazı bölümlerinde tartışmacı bir anlatım benimserken bazı bölümlerinde didaktik anlatım benimsenmiş. Filozofların düşüncelerini birincil kaynaktan aktarması, kaynakça ve dipnotta görüldüğü üzere yeterince kaynak taraması yapılması nedeniyle övgüyü hak ediyor. Kitabı hukuk felsefesine ilgi duyanlara, aynı kitapta iki filozofun düşüncelerini yakından takip etme fırsatı verdiğin için tavsiye ediyorum.
Doğal Hukuk SorunuOsman Vahdet İşsevenler · Pinhan Yayıncılık · 202120 okunma
·
246 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.