Aşık Fae serisi okumak istediğim bir seri idi. Duyurusu yapıldığı günden beri zaten sabırsızlıkla bekliyordum. Beklediğime değdi Sakin bir giriş ve devamında keskin bir gelişme karşılıyor bizi. Öyle bir kırılma oluyor ki wowww diyorsunuz. Yazarın zihnine hayran kaldım resmen, farklı bir evrene geçiş, sonrası karakterler şahane bir şekilde zihin taşında yer edinmiş ve bu birebir okuyucuya geçiyor. Bence bu çok önemli, yaratıklar ve evrendeki diğer nesneler çok dikkatli ve özenli bir biçimde anlatması okurken hoppp zihinde canlanıyor, bu çok çok iyiydi. Baştan sona çok akıcı bir kurgu, merak duygusu hız kesmeden devam ediyor. Bu bence çok önemli, akıp gidiyor ta ki sona kadar. Tabi ki bunda çevirinin de önemi büyük, başarılı bir çeviri okudum Kitap sona doğru yaklaşırken hiç beklemediğim bir olay oldu. Ters köşe olayı sonunda çok çok iyi işlenmişti
Konusuna gelirsem;
Callie bir biyologdur ve araştırma yapmak üzere nadir görülen bir mantar türü için karanlık bir gecede yolculuk yapar. Bu yolculuk onu Fae diyarına düşürür hem de Fae prensinin kollarına Callie ne olduğunu anlamadan suikastçı damgası alır ve bir zindana kapatılır. Zindan kısımları çok iyiydi, resmen gözümde canlandı, o kadar hissederek okudum.
Prens, Callie'yi öldürtmek ister ama bunda başarısız olur. Bir yandan da Callie'ye karşı bir çekim hisseder ve bu his onun hiç alıştık olmadığı bir durumdur.
Bu his ile ne yapacağınızı bilemeyen Prens Mendax, Callie'yi bir ölüm eğlencesine sürükler. Hem halkı eğlenecektir hem de kendisi bu histen kurtulacaktır. Callie eğer bu üç ölüm oyunundan sağ çıkarsa evine yollanacaktır. Callie sağ kalmayı başarmış mıdır?
Peki ya Callie gerçekten sıradan bir insan mıdır?
Hepsi ve o şok olacağınız son için sizi buraya davet ediyorum. İkinci kitap için de çok bekleyemeyiz diye dua ediyorum