Yaşamın sancısını sadece yetişkinler mi çeker?
7/10
·260 syf.··
2024 31. kitabı
Jeffrey Eugenides’in ilk romanı Bakir İntiharlar’ı çok kısa anlatmak istesem “biz olma hali’’ diyebilirdim. 1970’li yıllarda Michigan’da öğretmen bir baba ve dindar bir annenin çocukları olan 5 genç kıza “Lisbon kızlarına” neredeyse takıntı derecesinde tutkun bir grup genç oğlanın onları tanıma, anlama ve kendilerince onları kurtarma çabaları. Üstelik bu öylesine bir takıntı ki aradan geçen 25 yıl, Lisbon Kızları’nı unutmaya yetmiyor ve hikayeyi bu gençlerin 40’lı yaşlarından dinliyoruz. Daha romanın ilk sayfasında bu hikayenin sonunu öğreniyoruz; bu beş genç kız aynı yıl içinde intihar edecekler. Peki onları bu noktada getiren ne? Yavaş yavaş bu oğlanların gözünden Lisbon kızlarının mutsuzluklarını, yalnızlıklarını izliyoruz. Bu hikayenin anlatıcısı kim, hangi genç, hiçbir zaman bilemiyoruz. Tıpkı alışık olduğumuz hikayelerdeki gibi esas kız hangi Lisbon kızı, buna da hiçbir zaman karar veremiyoruz. Romanın güzelliği ise buradan geliyor. Bu yüzden bazen kendimizi o evi gözetleyip içeride neler olduğunu anlamaya çalışırken buluyoruz, bazen ise Lizbon kızlarının odasında, onlarla beraber bu melankoliyi paylaşırken, hayatta var olmaya çalışırken. “Evlerinin içinde mahkumdular; dışarıda ise cüzzamlı. Ve bu yüzden dünyadan saklandılar, birinin—bizlerin—onları kurtarmasını bekleyerek.” Bakir İntiharlar’ın yazarın aslında yazma yöntemlerini, dilini kendince keşfetmeye çalıştığı ilk eseri olduğunu düşünerek, okuma zevkini çok daha yükseklerde yaşatan Middlesex’i sonra okumuş olmak isterdim. Sofia Coppola’nın film uyarlaması da romandaki ana temaları, harika müziklerinin de etkisiyle oldukça iyi yansıtıyor.
Bakir İntiharlarJeffrey Eugenides · Domingo Yayınları · 20161,423 okunma
·
33 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.