·144 syf.····Okunma: 17 Ekim 2024 17:59 Jean-Louis Fournier’in dilimize çevrilen tüm metinlerini okudum. Geriye dönüp baktığımda şunu düşünüyorum ki, yazarı okumayı bir noktada bırakmalı, bu anlamsız külliyat bitirme sevdasından vazgeçmeliydim. Belki o zaman yazarla daha anlamlı bir ilişkim olabilirdi. Şu an geldiğimiz noktada kendisiyle aramız oldukça açık çünkü.
Yazarımız aile üyelerinden bahsetmeyi çok seviyor bildiğimiz gibi. Annesi, babası, eşi ve çocukları kitaplarının ana kahramanlarıydı. Sanırım Fournier ‘bahsetmediğim kim kaldı diye düşünmüş’ ve kardeşi gelmiş aklına. Kendisinden on üç ay küçük erkek kardeşini sahnenin ortasına koymuş ve başlamış hakkında yazmaya. Ya da böyle yapmalıymış ama bir yerde ibre şaşmış ve sahnenin ortasındaki yine Fournier oluvermiş.
Başka insanları anlatırken sürekli ve sürekli kendisinden bahsetmesinden, bunu da yergi gibi gösterip gizli övgüyle bitirmesinden gerçekten çok sıkıldım artık. Edebiyat çok kişisel bir deneyim, sevenleri çok olsa da benim için Fournier defteri açılmamak üzere kapandı. Yeni okuyucalara sabır diler, bu deneyimi uzatmamalarını tavsiye ederim.