Puan vermedi·112 syf.····Okunma: 21 Ekim 2024 23:41 Bir deneme olan bu eser Nurdan Hoca'mızın çok başarılı eserlerinden biridir. Kısmen Kötü Çocuk Türk adlı denemesine göre daha spesifik olduğunu düşündüğüm bir eser. 5 denemeden oluşan bu eserde dört farklı yazarın eser ve edebi anlayışından yola çıkılarak belli başlı çıkarımlarda bulunulmuş. Bu çıkarımların merkezine de ''çocukluk ,çocukluğa geri dönüş ve ev'' temasıdır.
Yazar kitabın ilk bölümü olan ''Oyun ve Adalet''te Oğuz Atay'ın Oyunlarla Yaşayanlar'ına göndermede bulunarak başlar. Bundan sonra Atay'ın eserlerindeki ironik ve mizahi ögelerin gerçeklerden kaçmanın bir yansıması olduğunu belirtir. Freud'un psikanalitik görüşü ve şaka kavramı üzerine oluşturduğu görüşten hareketle yapar bunu. ''Her şakada gerçeklik vardır, şakalar düşüncenin bir kez daha oyun evresine dönmek isteme çabasıdır. Her şakadar yaşanmamış bir çocukluğa dönme arzusu yatar aslında.'' düşüncesi özetlenmek ister. Atay'ın romanlarındaki ironik üslubun, yaşanmamış çocukluğun vermiş olduğu keder, üzüntü, yalnızlık, haz, endişe,suçluluk duygusu, yapıcı olma gibi duyguların yansıması olduğunu anlatır.
2. Deneme kısmı olan ''Mırıltıdan Dile'' adlı kısımda ise edebiyatımızın adından söz ettiren kadın yazarlarından Latife Tekin'den ve eserlerindeki anlayıştan bahseder.
Ona göre Tekin, her eserinde bir ses tonu ve ses iziyle hareket eder. Hep bir dil arayışı içindedir. Daha doğrusu sesini, söze aktarma peşindedir. Yoksulluğun, göç ve büyüme gibi meselelerin ses ve sözcük ikilemi üzerinden anlatıldığını belirtir. Öte yandan Sevgili Arsız Ölüm'de annesinin sesini aramaktadır. Yazar daha sonra Tekin'in romanlarındaki dilin hep eril bir alan olduğundan bahseder.
3. Bölümde ''Memur Çocukları, Ev Ödevleri, Pazar Öğleden Sonraları'' başlıklı yazıyla başlar. Bu bölümde, çocukluk ve ev ekseninde büyüme ve evin ne hissettirdiği orta sınıf aileler üzerinden anlatılır. Tezer Özlü'nün Çocukluğumun Soğuk Geceleri'nden örnekler verir. Mutluluk imgelerimizin kaynağı olan ev, aynı zamanda bizim için, sürekli içinden kaçmak istediğimiz bir yapıdır. Özlü'nün baskıcı ve anne babasından bahsedişini ve evin kendisi için hiçbir kutsalı olmadığından fakat bunu eserlerinde rahatlıkla anlatamadığından bahseder. Banyo günü ve evlerde yaşanan rutin olaylarla orta sınıfın yaşam mücadelesi bir nebze olsun özetlenir. Özellikle çocukluğu taşrayla şehir arasında bölünmüş memur çocuklarının yaşamı üzerinden ev, çocukluk ve büyüme meselelerini ele alır.
4. Bölüm Bilge Karasu'nun ''Göçmüş Kediler Bahçesi''nden yazarın eserlerindeki değişen hayvan imgesinden bahsedilerek başlar. Bu eserine kadar yapıtlarındaki hayvan imgesi sürekli vahşi olan Karasu'nun kedi imgesini kullanması ve hayvan imajını yumuşatması, çocukluğa dönüş özlemenin bir yansıması olarak değerlendirilir.
5. Bölümde ise Walter Benjamin'den bahsedilirek Türk edebiyatındaki modern roman anlayışının mekân ögesi olan (orta sınıf yaşantısının temeli olan) ev'den bahseder. Ev yazara göre modern Türk edebiyatının adeta var olma nedenidir.
Üsluba gelirsek Nurdan Hoca zaten bir eleştirmen. Ancak dili kesinlikle sıkıcı, soğuk ve ruhsuz değil. Kendisinin üslubunda bir Attila İlhan havası sezdim. Samimi ve çarpıcı çıkarımlarıyla okurken sizi hiç sıkmıyor. Ayrıca vermiş olduğu bilgi birikimi sayesinde yeni eserleri okumak için hevesleniyorsunuz. Kesinlikle okunmalı.