Demir mi, Hadis mi? Hangisi?
Yazarın daha önce Persona kitabını okuduğum için zaten çok iyi bir kurgu ve derin bir çember ile karşılaşacağımı biliyordum. Böyle iliklerime kadar hissettiğim bir olay döngüsü okudum. Demir, İnferno adında büyük ve görkemli bir kulüp inşa eder. Bu kulüp dokuz bölümden oluşur ve tam da adı gibi Cehennem gibi bir yerde bulunması gereken kişilerin yapacağı günahlar ile doludur. Günahkar deyince aklımıza ilk cinsel olaylar gelse de, inferno kumarın, adaletsizliğin, iki yüzlülüğün ve nice farklı insani kavramı ortaya çıkaran bir binadır. Güvenliği en üst düzeyde olan bu binaya bit gece Helen adında bir kadının kız kardeşini aramaya gelmesi ile Demir için işlerin rengi değişir. Kişisel ve ruhsal olarak daha önce yaşamadığı bir şok etkisi ile karşılar. Henüz Helen'i görünce meydana gelen bu ruh halini açıklayamaz iken İnferno'da meydana gelen bir cinayet beynine indirilen bir çekiç etkisi gösterir. Sayısız tanınmış insanın güvenliği ve gizliliği ile bilinen bu mekanı tercih etmesi ile ünlenen bu yerde cinayet nasıl işlenir, içeriye telefonun bile alınmadığını yere silah nasıl girmiştir. Helen'in teknoloji dahisi olan kız kardeşinin bu olay ile bir bağlantısı vardır. Demir ve Helen bu işin peşine düşer. Yaşanan olayların akabinde Helen'in evine yapılan bir saldırı onunda güvende olmadığını fark etmelerini sağlar ve bu işi çözene kadar Helen, İnferno'ya yerleşir. İkili olayları çözmeye çalışırken bir yandan da birbirlerine bir çekim hisseder ve bence Demir'in kısımları çok iyiydi. Yaşadığı çocukluk göze alınınca duygusuz bir adama dönüşmesi ve Helen'in ortaya çıkışı ile bu denli içsel bir tatlı karmaşaya girmesini okumak çok keyifliydi. Helen için aynı şeyi söylemek çok mümkün değil çünkü çok keskin ve arsız bir karakter, içsel bir durumu hiç yok çünkü her duyguyu zaten göstermekten asla çekinmiyor. Bir karakter kapalı kutu iken diğeri açık bir kağıt gibi okunuyor. Yazarın mesleği gereği karakterleri bu kadar ustaca okuyucuya geçirdiğini düşünüyorum çünkü hem kitabı okuyup hem terapi sunuyor. Özellikle İnferno binasındaki oynanan bir oyun, aman yarabbi o nasıl kafadır ve sen bunu nasıl kurgulayıp yazdın. Oyun kısımlarını okurken mest oldum resmen, çok zekiceydi. İkinci kitabı okumak için sabırsızlanıyorum resmen. Umarım yazar bizi fazla bekletmez.