Toplumun içinde hiç fark etmeden yaşadığımız karmaşık ilişkiler, masum yüzlerin ardında gizlenen tehlikeli kişilikler… Her gün gördüğümüz ama belki de iç yüzlerini bilmediğimiz insanlara dair hiç düşündünüz mü? Bu kitap, sıradan görünen kişilerin aslında nasıl manipülatif, acımasız ve korkutucu olabileceğini gözler önüne seriyor.
Sayfalar ilerledikçe, “psikopat” dediğimiz insanların, çevremizde nasıl sinsice yer aldığını, zekalarını nasıl kötüye kullandığını, iş hayatında, sosyal çevrede, hatta aile içinde nasıl maskeler taktığını fark ediyorsunuz. Thomas Erikson, aslında hep yanımızda olan, hayatımızda bir şekilde yer bulan bu insanları tanımlarken etkileyici bir gerçeklikle yüzleşmemizi sağlıyor.
Kitapta kullanılan karakter renk sistemi, insanları mavi, kırmızı, sarı ve yeşil olarak kategorize ederken her bir rengin zayıflıklarını da ortaya koyuyor. Ama burada şaşırtıcı olan, bu renklerin her birinin bir psikopat tarafından nasıl kullanıldığını görmek… Mavi karakterler belki sessizdir ama gizli bir soğukkanlılıkla adım atarlar. Kırmızılar öne çıkmayı sever ama bu hırs, onları tehlikeli birer düşmana dönüştürebilir. Her şeyin o kadar iyi düşünülmüş ve bir araya getirilmiş olduğunu görmek, Thomas Erikson’un analiz yeteneğinin gücünü hissettiriyor.
Bir psikopatla nasıl başa çıkılacağını öğrenmek ister misiniz? Ya da onların manipülasyonlarından nasıl kurtulacağınızı? Erikson, okuyucuyu bu konuda bilinçlendirirken, olayların sadece zihnimizde değil, günlük hayatta da karşılaşabileceğimiz gerçekleri anlatıyor. Kendinizi bu kitapta bulduğunuzda, belki de hayatınızdaki bazı kişilere yeni bir gözle bakacaksınız; komşunuz, arkadaşınız, hatta yakın bir aile üyesi… Kim bilir, belki de bu psikopatın kim olduğunu keşfedeceksiniz.
Kitabın sunduğu bilgiler sadece korku vermiyor, aynı zamanda nasıl korunabileceğinizi, hangi adımları atmanız gerektiğini de gösteriyor. Bir psikopatın tuzağına düşmemenin yolları, nasıl davranmanız gerektiği, hangi noktalarda dikkatli olmanız gerektiği gibi hayati öneriler sunuluyor. Çünkü bu insanlar sizi zayıf noktanızdan vuruyor, sizin zaaflarınızı kullanıyor, size duygusal olarak zarar veriyor.
En ilginci ise, belki de kitaptan sonra bu tip insanlara daha dikkatli bakmanız gerektiği fikrinin zihninizden çıkmayacak olması. “Acaba o da mı?” diye kendinize sorduğunuzda, Erikson’un ne kadar derin bir iz bıraktığını anlayacaksınız. Bu kitap sizi, sizi bile rahatsız eden, düşündüren bir yolculuğa çıkarmaya hazır.
aynı zamanda insan ilişkilerini sorgulatan, güven kavramını baştan düşündüren, uzun süre etkisinden kurtulamayacağınız bir eser. İnsanın güven duygusunu sorgulatan, korkutucu gerçekleri tokat gibi yüzünüze vuran bu kitap, bir süre sonra zihninizde tekrar tekrar dönüp bakacağınız bir rehber olarak kalacak.