#okudumbitti Merhaba kitap dostlarım.Bugün size Agatha'nın kalemiyle çağrışım yapan bir kitapla geldim."Mezarını Kazmış Cesetler" Ben @mk_cesetler'in kalemini başarılı buldum.Yola devam hocam,kaleminizin daha da güçleneceği zamanlar çok yakın bence.
Yazar kitaba girişte karakterleri ayrıntılı olarak tanıtmış,bu da biz okuyucular açısından bir kolaylık olmuş.Fakat kitabın içinde de karakterlerin fiziksel özelliklerinin sık sık tekrar edilmesi kitapta bir durağanlık etkisi yaratmış.
Kitabın dili akıcı ve bir sonraki sayfayı merak ederek çeviriyorsunuz.Yalnız mesleğimin etkisi mi bilmiyorum ama kitapta yazım yanlışları ve anlatım bozuklukları mevcut,inanıyorum ki yazarımız biz okuyucuların fikirlerini önemseyecek ve ikinci kitabında ya da kitabın yeni baskısında bu kusurları düzeltme yoluna gidecektir.
Kitabın konusuna gelecek olursak olaylar 1960 yılı İngiltere'sinde geçiyor,Jonathan Haven 80 yaşında,huysuz,akrabalarına karşı dalgacı ve aşağılayıcı ama yabancılara karşı cömert,sevgi dolu bir karakter.İki oğlu bir kızı var,bir de kendinden 35 yaş küçük ikinci eşi.Jonathan vasiyetini açıklamak için varislerini malikanesinde toplar Vasiyet sonucundan kimse memnun kalmaz.Sabahleyin Jonathan'ın avukatı vasiyetin çelik kasadan çalındığını fark eder,hemen sonrasında da Jonathan'ın cinayete kurban gittiği haberi gelir.Aynı katil hem avukatı öldürür,hem de Jonathan'ın kırk yıllık uşağının idam edilmesine neden olur.Peki ama kim ve neden?Cinayeti araştıran komiser Beck Davis hangi kararında yanlış yaptı?Kitabın en severek okuduğum bölümleri kesinlikle özel dedektif Anton Kantola'nın dahil olduğu bölümlerdi.Katili aslında sorgulama sırasında tahmin ettim ve yanılmadım.Sadece insan zihninin nasıl oyunlar üretebileceği,intikam ateşinin bir insanı nasıl insanlıktan çıkaracağı gerçeğini bir kez daha gördüm.Katilin itirafı sırasında söylediği sözler ürkütücü 'Mezarını kazmış cesetler...'
Polisiye okumayı seviyorsanız bu kitaba şans vermelisiniz.