·496 syf.····Okunma: 26 Ekim 2024 10:23 Nana kitap olarak ilk kez 1880 yılında yayımlandı. Bu romanda Zola, etrafındaki her yaşama adeta felaketi getiren Nana adındaki bir hayat kadınının eliyle aristokrasinin ve burjuvazinin maskesini düşürür; maskenin altında beliren çürümüşlüğü, ikiyüzlülüğü, aldatmayı , aldatilmayi bazen de gerçek aşkın acizligini , gerçeklikten bir an bile ödün vermeden, açıkyüreklilikle anlatır. O dönemin Paristeki zenginlerini , alt sınıftaki insanların yaşam kosullarini eleştirel bir gözle anlatmış
Nana, ailesinin de içinde bulunduğu yoksulluk nedeniyle güzelliği ile kazanç sağlamaya çalışan bir kadındır. Henüz 16 yaşındayken anne olur ve 18 yaşında tiyatro adı altında farklı amaçların güdüldüğü bir yerde çalışmaya başlar. Babasını tam olarak bilmeyen oğlu ise süt anneye emanet bir sekilde yaşar .
Elinden geldikçe anne sevgisini yansıtmaya çalışır ama gel gör ki Nana da aile sevgisinden mahrum büyüğüdü için oğlu da sefil ve hazin bir yaşam sürer .
Sonrasında ikisininde hayatlari üzücü bir şekilde son bulur .
Yazarın Meyhane isimli eserinin devamı olan kitap yayınlandığı dönemde çok elestirilmis fakat büyük bir okuyucu kitlesine de sahip olmuş yine de klasikler arasında yerini almış.
Benim gözümde kitabın olumsuz yönleri çok fazla karakterlerin varlığı, bir olay örgüsü veya okuyucuda heyecan olusturacak herhangi bir durumun olmaması eserin sıkıcılığını oluşturuyor. Yayın evi ve çeviri başarılı o konuda sıkıntı yok.
Bazı klasikler vardır okuyan kişiyi alıp götürür zevkle okutturur kendini , bu eser bana o tadı vermedi açıkçası. Meyhane kitabı ise daha akıcı sıkılmadan okuyabileceğiniz türde ...