Bugün sizlere oldukça sürükleyici olan polisye türünde @deryakaragence'ye ait bir kitap ile geldim. Kitabımız Türk İstihbaratına çalışan Murat üzerinden ilerleyen aksiyonun bol olduğu çoğu sayfasını nefesimi tutarak okuduğum bir eserdi.
Karakterlerimize değinecek olursam öncelikle Selin'e şapka çıkarmak istiyorum. Aşkını ve bu konudaki fedakarlığı benim için çok başka oldu. Bence çoğu insanın kabullenmeyeceği şeyleri kabullendi. Kendine hayran kaldım diyebilirim. Enver kitabı okurken bana haylaz çocuk hissi verdi. İşin eğlencesine olmasına rağmen bir çocuk masumluğu da vardı üzerinde. Tabi bu masumluğu Spiroz'a karşı yoktu. Kendisine Menzade konusunda çok üzülmüştüm. Sonlarının farklı olabilmesini çok isterdim. Menzade de kendisine hayran bıraktıran türde bir kadın karakterdi. ... için de üzüldü ya. Mert ve Albay saygı duymanın ötesinde hayranlık duyduğum kişilerdi. Albay'a, Murat gibi kızdığım noktaları olsa da onurlu bir adamdı. Onuru onunla birlikte kaldı. Murat'a gelecek olursam yazar karakterin, içsel çatışmasını öyle güzel vermiş ki okurken benmişim gibi hissettim. Uzun süre istihbarat için her turlu görevi yerine getiren Murat artık sakin, sıradan sevdiği kadın ile bir hayat yaşamak istiyor. Bu yüzden kendisine gelen son görevi kabul etmiyor. Görevi getiren Hikmet ile arasında tartışma çıkınca kendine koruma refleksi araya girerek Hikmet'i öldürüyor. İstihbaratın en iyi adamlarından birisiyken artık aranan bir hain durumuna düşüyor. Bizlerden buradan sonra Murat'ın yaşadıkları okuyoruz. Bazı noktalarda adam öldürmeme yemini onu zora soktu ki tekne kısmında sürekli yersiz merhamet vatana ihanettir yapma Murat moodundaydım. Bu yüzden sonrasında kitapta geçen "Yüzü bela görmemiş insanın yüreği çok geniş olmuyor." sözünü üzerime alındım. Murat karakterinin gerektirdiği şeyi gerçekleştirdi. Nikos'a gelecek olursam nedense en sevdiğim karakterdi kendisi. Nikos'un yaşadığı haksızlıklar Albay'a en çok sinirlendiğim anlardı. Ve kitaba adını veren karaktere gelecek olursam Spiroz.. MOSSAD, İsrail, Rus, Yunan ne kadar Türk düşmanı örgüt ve istihbarat varsa adamın hepsiyle bir bağı var. Gerçek hayatta olsa beddualar edeceğim kişiye kitapta olunca fazla sinir olamadım, karakterinin saf kötü olduğunu düşünmüyorum hatta bazı noktalar da aciz olduğunu baya baya düşündüm. Murat'ın yaklaşımıyla söyleyecek olursam Spiroz'un yanlış tarafta olması onun doğrusu olmuş. Kitapta en sevdiğim noktalardan birisi de kitabın adı ile Spiroz'un sonu arasındaki paradoks oldu, bu noktada beni fazlasıyla tatmin eden bir son oldu. Gülnar karakterine değinmesem olmazdı, kadın ermiş olabilir mi? Teslimiyeti ve aslında bir şeyleri affetmenin domino etkisinin ne kadar büyük olabileceğini bir kez daha anlamamı sağladı bu karakter.
Kitabı okumadan önce konusu istihbarat olduğu için seveceğimi biliyordum ama bu kadar seveceğimi bilmiyordum her karakteri uzun uzun konuşabilirim gibi geliyor, her birinin hikayesi, işleyişi bence çok özel ve güzel olmuş. Aksiyon, gerilimle karışık aşk ve dramı hiç sıkılmadan okumak istiyorsanız kesinlikle tavsiye edeceğim bir eser kendisi.