·224 syf.····Okunma: 01 Kasım 2024 21:44 Roman, Deryadil ailesinin kızları Koza'nın evden ayrılışından tam 27 sene sonra, eve dönmesiyle bir araya gelen ailenin akşam yemeğinde toplanmalarını anlatıyor. Evin annesi Edibe Hanım başta olmak üzere her karakter ayrı ayrı kendi hikâyesini çeşitli yemeklerin başlığı altında okura sunuyor. Masadaki herkes birbirlerini, sevmedikleri yemek üzerinden anlatıyor ve bir çeşit eleştiri yağmuruna tutuyor. Yemek isimlerinin yanı sıra ara bölümlerde aile evindeki yıllanmış eşyalar üzerinden geçmişe dönük anılar gün yüzüne çıkarılıyor. Duyguların ve düşüncelerin uçlarda yaşandığı bu bölümlerin her biri beni çok etkiledi. Her karakterin kendi iç dünyasına tanıklık etmek ve gün yüzüne çıkmamış ayrıntıları görüp anlayabilmek beni heyecanlandırdı. Karakter olarak sevmediğim kişilerin duygu ve düşünce dünyasında neler olduğunu okumak ve yer yer hak vermekle de sonlandırdım kitabı. Can Gürses henüz çok gençken, 21 yaşındayken, kaleme almış bu ilk romanını. Bana göre gerçekten bir usta işi çıkmış ortaya. Sürükleyici bir üsluba sahip olmakla birlikte modernist bir perspektiften de gerek ana konuyu gerek yan konuları ele alabilmiş. Uzun süre aklımdan çıkmayacak karakter analizlerine ve kişilerin iç dünyalarına sahip bu romanı çok sevdim, öyle ki uzun zaman aklımdan çıkmayacak diye düşünüyorum.
Herkese iyi okumalar diliyorum.