208 syf.
·8/10
geçsin diye aldığı aslında bilim kurgundan sonra dünyanın en zor yazılan edebiyatlarından biridir. Nedeni önce cinayeti işletip sonra kurguyu yazmak zorundasınızdır.

Gelmiş geçmiş en iyi polisiye roman kitabıdır işte sarı odanın esrarı. İlginç olanı nedir biliyormusunuz yazarı büyük usta Gaston Leroux (Operadaki Hayalet)'in yazarıdır asıl mesleği gazetelicik olan bu adamın bir gastecinin anıları (tüm ciltleri bende var) dan oluşun hikayesinin içinden 4 kitaptan oluşur en muhteşemidir. Agatha nede Poe olmak üzere hiçbir polisiye yazarının yanına yaklaşamadığı bu eseri yüz yılın en iyi polisiye romanı seçilmiştir.

Rahmetli babam ile içki masasındaki sohbetlerimiz esnasında öğrendiğim bu eseri tam 3 sene sahaflarda arayıp eski bir basımı ile karşılaşıp bir solukta okumuştum. Bu kitabın en büyük özelliği ise her sayfayı çevirdiğinizde dedektif ne biliyorsa sizde onu biliyorsunuz (şu an kapıyı açacam acaba içeride kim var) gazeteci gözü ile yazılmış muhteşem eser.

Konusu bir bilim adamı uşağı ile bir deney üzerine çalışmaktadır bir şatoda. Kızı kapalı kapılar ardında bir çığlık atar odaya girerler kız baygın ve yüzünde yaralıdır. Duvarlarla kaplı ve penceresi sürgülü olan odada kızdan başka kimse yoktur neden kız çığlık atmışrıt?. Okuyun ben 3 kere okudum genç fransızın gazetecinin çözdüğü hikayeyi. Hatta bir sayfasında ben ne biliyorsam sizde onu biliyorsunuz der sizi olaylara sürükler....