Son sayfasına kadar k*tilin kim olduğunu anlayamadığınız bir kitap okumuş muydunuz hiç?
Japon edebiyatından okuduğum ilk gizem kitabıydı diyebilirim. Genel olarak uzakdoğu edebiyatında uzuuunca betimlemelere yer verilmesi olayından hoşlanmıyorum maalesef. Bu özelliği dışında güzel bir kitaptı diyebilirim. Özellikle son sayfasıyla resmen şok oldum. Benim icin 7/10 luk bir kitaptı.
Konusundan bahsetmek gerekirse,
Tokyo'da beş öğrenci güzel bir tatil yapmak için şehirden uzak bir köye giderler. Tam ortam kurup biraz alkol aldıktan sonra bir telefon gelir. Onlara katılmak için bir başka arkadaşları daha gelmiştir fakat fırtına çıktığı için onu merkezden arabayla almak gerekir. Hepsi alkollü olan gençlerden en az içen kişinin gitmesine karar verilir.
Bu kişi uzun süre geçmesine rağmen ortalıkta yoktur. Maalesef saatler sonra öld*rülmüş olarak bulunur. Gençlerin hepsi sarhoş olduğu için o gece olanları polise net bir şekilde anlatamaz ve gencin annesi cenaze töreninde o gece yanında olup hayatta kalan herkese lanet okur. Bu olayın üstünden tam üç yıl geçer ve gençlerin hepsine isimsiz mektuplar gelmeye başlar. Mektuplar onları"k*til" olmakla suçlar. Bu olay üzerine arkadaşlıklarına ara vermis olan gençler yıllar sonra bir araya gelir.
Peki bu mektuplar kimden gelmektedir? K*til kimdir?
İşte bu kitaptan sizler için seçtiğim birkaç alıntı:
"İyi bir hayat mı yaşadık kötü mü, bu ancak öldüğümüzde anlaşılıyor bence. Kaç kişi hayatında bizimle karşılaştığı için kendini şanslı hissediyorsa bu dünyaya gelmemizin anlamı da, değeri de onun kadar işte."
"İçine attığın şeyleri yalnız bir kişiye; değer verdiğin bir kişiye açsan yeterli."
"Bir insanın başka bir insanla ilişkisinin düz bir doğru üstünde olmadığını anladım."