Gönderi

8/10
·168 syf.··
2024 50. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 04 Kasım 2024 12:36
#Okudum #KitapYorum #ManastırlıEleni #İnanÇetin #_enderşeyleryayınları #Roman #168Sayfa #Kitabaaşıkokumayasevdalı Merhaba arkadaşlar, Bugün sizlere Enderşeyler Yayınlarından çıkan, İnan Çetin'e ait Mustafa Kemal Atatürk'ün ilk aşkı "MANASTIRLI ELENİ" isimli romanı tanıtmaya çalışacağım. Efendim, çok sevgili okur; bu romanla tarihe adını altın harflerle yazdıran, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk'ün ilk aşkı Eleni ile tanıştım. Daha kimler, kimler...Selanikli Hatice, Şevki Paşa'nın kızı Emine, Roman kızı Fani, Dimitrina Kovaçev, Fikriye, Latife Uşakizade, Madam Baur ve Zsa Zsa Gabor. Bu kitap öylesine güzeldi ki!.. Her sayfası beni büyüledi. Bitmese dediğimiz eserler vardır hani, etkisi yıllar geçsede tükenmeyen, hatırladıkça kâh ağlatan, kâh hüzünlendiren, bazen de neşelendiren. Öyle ki gün içinde tüm fırsatlarımı Manastırlı ELENİ için değerlendirdim. Akıcılık, anlatım ve olaylar karşısında bir gizli totemle mutlu son olsun diye dua ederken buluyordum kendimi. Atatürk ve Eleni ayrılmasın, aman kızın babası bu ilişkiye onay versin, kırılıp üzülmesinler, canım Ata'm, sen nasıl bir kalpsin, diye diye 168. sayfaya geldim. İşte o büyük AŞK!.. Mustafa Kemal ile Eleni’nin aşkını, birçok kişi Balkanların Romeo ve Juliet’i olarak değerlendiriyor. Manastır Askeri İdadisinin yan tarafında başlayıp meydana kadar uzanan Şirok Sokakta cumbalı yan yana bir çok ev, evlerin altında da dükkanlar bulunuyormuş. İşte bu evlerden bir tanesinde yaşayan Yunan kızı Eleni'nin hikayesi tam da burada tarihe geçer. Anlatılanlara göre aşkları, Eleni ile göz göze gelmeleriyle başlar. Mustafa Kemal, güzel Eleni’yi balkonlarında otururken fark eder. Atatürk her gün evlerinin önünden geçer. Sonrasında sürekli aynı yolun karşısında bakışmalar devam eder. Artık ilk aşkın kıvılcımları oluşmaya başlamıştır.. Tarih 3 Haziran 1898'dir Çoğunlukla Ortodoks Hristiyanlarınca aziz/azize kabul edilen kişilerin ismini taşıyan çocukların isim gününü kutlamak eski bir gelenekmiş. 3 Haziran Ortodoks Hristiyanların kutladıkları "Aziz Konstantin ve Elena" bayramı. Manastır'daki Karinte ailesinin görkemli konağında Eftim Karinte'nin kızı Eleni Karinte'nin isim günü kutlanmasının hazırlıkları vardır. Elini 18 yaşına basmıştır. Tek dileği, kızının dindar hatta bir azize olmasıydı. Olursa onun gibi dindar bir adamla evlenmesiydi. Maalesef kader onu Müslüman bir gence aşık edecekti. Atatürk’ün Müslüman, Eleni’nin Hristiyan olması. Dini ve sosyal kısıtlamalar dolayısıyla erken bitmesine mahkum olan büyük aşk'ın hüzünlü sonuyla hayat kaldığı yerden devam edecekti. Bu kutlamada Eleni ve Mustafa Kemal'in elleri birbirine değecek ve o aşk ateşi bir kez daha alevlenecekti. Tanışmaları, ilk yüz yüze gelişleri bu vesileyle gerçekleşmişti. Şimdi tek düşünceleri kavuşmanın bir yolunu bulmak üzerineydi. Bir zaman sonra, kurdukları kaçış planıyla Selaniğe gider iki aşık. Annesi Zübeyde Hanım da tıpkı Eleni'nin babası gibi bu birlikteliğe onay vermez. Bu kaçışta tez zananda bulunurlar. Eleni babasına teslim edilir. Mustafa ise o yıl İstanbul'a giren Hareket Ordusu'nun kurmay başkanı olur. Böylece iki aşık ayrılırlar babası Eleni'yi başkalfasıyla evlendirir, Florina'ya gönderir bir daha asla birbirlerini göremezler. Sonunda anlaşılıyor ki; eğer isteseydi Atamız Eleni’yi bulurdu. Aşkına sahip çıkardı. Ne var ki; Mustafa Kemal'in en büyük aşkı vatanı, milleti, ulusu ve bayrağıydı. Seçimini Anadolu'nun kurtuluş mücadelesi için, Cumhuriyet için, bağımsızlık için kullandı. Sevgisi yüceydi. İdealleri, devrimleri hepsinden fazla değerliydi. Amacına ulaşmak uğruna aşk sayfalarını kapadı. Makedonyalıların dediği gibi, "Biz size iki devrimci, iki büyük isim verdik. Biri Yahya Kemal, diğeri Mustafa Kemal." Şaşırtıcı ve derin bir "biyografik" romandır Manastırlı Eleni. İki hayat ve bir "AŞK"...Mutlaka Manastırın tarihi sokaklarında gezin ve o balkonu seyreyleyin. O taş duvarlar neler anlatıyor, dinleyin derim. Harp Okulu yılları Mustafa Kemal için değişim yıllarıydı. Selanik'te Rüştiye'de okurken tatil günlerinde afaki oyunlar oynayan arkadaşlarının tersine o, edindiği birkaç dostunun evine gider, Fransızca öğrenir, o zamanın modasına göre dans dersleri alır, dans ederdi. Bu çalışkanlığının, heyecanının merakının karşılığını alıyordu ve alacaktı. (s. 76) Yakup Kadri Karaosmanoğlu, "cumhuriyet" fikrinin Mustafa Kemal tarafından ilk defa kuvvetle ortaya atılmasında Fransız Devrimi'nin etkisi olduğunu söylerken, Münir Hayri Egeli ise, Atatürk'ün en beğendiği devlet şekli cumhuriyeti 1906'da dile getirdiğini yazar. *(s.21
Manastırlı Eleniİnan Çetin · Ender Şeyler Yayıncılık · 20249 okunma
·
113 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.