Elek; Psikolog İzzet Güllü kaleminden, Minel Yayınevinden basımı yapılan, 182 sayfadan ibaret kişisel gelişim türünde kitap.
Her şeyi dine bağlayan bir toplumuz. İnsanoğlunda zaten bulunması gereken özellikleri dine bağlamakta... Dürüstlük, hak yememek, iyilik vs... Bunlar zaten insan olmanın ölçüsü değil midir? Dinen yasaklamamış olsaydı; kişiliğimiz de değişiklik yapacak mıydık? Basit örnekler sadece tabi ki...
Birileri söylüyor, bizler de inanıyoruz. Kaçımız araştırma gereksinimi duyuyor? Söyleyen kişiyi ne kadar tanıyoruz? Makamına mı güveniyoruz, kişinin sözleri mi bizler için çok etkili? Peki bunun bir algı oluşturmak olduğunu hiç düşünüyor muyuz?
Psikolog İzzet Güllü' de işte, kitabına koyduğu isim gibi; her şeyi elekten geçirmemiz ve dine mi, yoksa algı mı olduğunu araştırmamız gerektiğini vurguluyor biz okurlara.
İnsanlara "Dinin ne, namazın var mı, oruç tutuyor musun?" gibi Allah'ın soracağı sorular sormayacaksınız! İnsanlara "Aç mısın, ne ihtiyacın var, bir sorunun var mı?" gibi kulun kula soracağı sorular soracaksınız."
Ortadoğu'ya bir bakalım. Yaşanan tüm acıların temelinde de büyük ölçüde insanlara din gibi sunulan ama asla din olmayan uydurmaların yattığı görülecektir. Bir düşünür, Ortadoğu insanını tanımlarken "Her şeye üzülen ama hiçbir şey yapmayan insanların coğrafyasıdır" der.
Din, tarladaki yemyeşil hububattır. Hurafeler ise onu çepeçevre saran zehirli yaban otlarıdır. Mutlaka temizlenmesi gerekir.
" İnsan ya tanımadığının ya da yanlış tanıdığının düşmanıdır."
" Özgürlük olan yerde eleştiri ve şeffaflık da olur. Eleştiri ve şeffaflık olan yerde sömürü ve suistimal uzun süre varlığını sürdüremez. Toplumları sömürmek isteyenler öncelikleri onları küçük küçük dini vb. gruplara ayırmak, böylece her birisini tek bir üst akla bağlamak, akabinde de sorgulama kültürünün oluşmasına engel olmak isterler. Toplumları sürüleştirdiğinizde onları birkaç çoban ile rahatlıkla sevk ve idare edebilirsiniz. Atatürk aydınlanması işte bu sürüleşmeye karşı en etkili panzehirdir."
İnsan duygu, düşünce ve davranışlarında din algısının vedini zannedilen bazı motivasyonların büyük bir etkisi vardır.
Öyleyse bunların bir elekten geçirilmesi, algı olarak bir sorgulamayatabi tutulması gerekir. Din bir olgudur. İnanç ise algıdır.