·508 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Kasım 2017 14:38 Kitabı bir kasımda bitirmiştim. Bir ay önce. Kitap yorumu yazmak için baya geciktim anlayacağız. Bir sürü bahanem var ama sanırım en geçerlisi; kitabı okuduğumdan beri Calamity hakkındaki düşüncelerimi toplayamamam. Özellikle Sissoylu'yu okuduktan sonra kitaptaki her şey gözüme batmaya başladı. Aynı zamanda Eda'da kitabı okumaya başladığı için her şeyi tahmin ettiğini filan söylüyor. Bu yüzden bu kitap hakkında kafam bayağı bir karıştı. Kendimi "Acaba ben mi abartıyorum?" diye düşünmekten ALAMADIM. Sonra dedim ki, yoo. Yani kitap gayet de güzel o Eda'nın komplo teoriciliği yapmasından kaynaklanıyor. Ehehehehe
Steelheart güzeldi, Firefight harikaydı, Calamity ise ne Steelheart ne de Firefight'tı. Ya ikinci kitaba bu kadar yükselince son kitabın beklentimin altında kalacağını fark etmiştim ama yine de... ne bileyim, insan üzülüyor.
Bildiğiniz gibi, ikinci kitapta Megan muazzamdı! Calamity'de ise - özellikle başında- bana biraz geçiştirilmiş gibi geldi. Yani kitabın ortalarında gücünü birazcık bile kullandığında zorlanması ama kitabın başında yaptıkları... Bilemiyorum... Yine de kendisini ikinci kitapla hatırlayacak ve favori karakterlerim arasında kalması için Calamity'i unutacağım. Unutmak demişken, yani Brandon herhalde Megan'ın güçlerini nasıl daha karmaşık yapabilirim diye uzun uzun düşünmüş. O nasıl bir Epik'tir.
Bu kitapta, seri boyunca beklediğimiz bir şey oluyor. David sonunda Epikler'e karşı hastalıklı bir hayranlığı olduğunu kabul ediyor. Alıntılarda zaten var ama o Epik'ten imza istemesi ve alt satırı okuyana kadar bunu yaptığına gerçekten inanmam.
Firefight'ta ekibe katılan Mizzy de kitaba ayrı bir ruh katmıştı. Megan'a karşı tavrı ve onunla olan bölümleri okumak -daha doğrusu David'in tepkilerini okumak- aşırı eğlenceliydi. Abraham ve Cody geri gelince fark ettim ki iki karakteri de özlemişim. Prof'a filan girmeyeceğim çünkü kitabın asıl olayı o ama şu kadarını söyleyeyim adam çok bozdu be.
Bence The Reckoners, bir kitabı daha hak eden bir seriydi. Brandon Sanderson yazarken kendini kaptırdığı için kitaplar her zaman dolu dolu oluyor ve Calamity Sanderson sınırlarında bile fazla doluydu. Her şeyi bu kitaba sığrıdırmaya çalışmış. Her ne kadar çoook daha iyi olsa da, kitap adeta bir Batman V Superman'di. Acımı anlatabiliyor muyum?
Neyseki Sanderson ağabeyimiz, kitaba her şeyi sığdırmaya çalıştığı için Calamity'nin sonunun havada kaldığını fark etmiş olacak ki The Reckoners'la aynı evrende geçen bir seri yazdı ve serinin aklınızdakili sorulara büyük ölçüde cevap vereceğini söyledi. İlk kitap tamamlanmış olsa da henüz yayımlanmadı. Çıktı zamanı öğrenmek için yapmanız gereken tek şey ise yakarışlarımı takip etmek.