·248 syf.····Okunma: 07 Ekim 2024 20:50 Kitapta İtalyan bir general ve rahibin İkinci Dünya savaşından 20 yıl sonra Arnavutluk topraklarında gömülü İtalyan askerlerinin kemiklerini toplamak için görevlendirilmesi ve arama çalışmaları anlatılıyor. Görevini kutsal addedip çalışan İtalyan general günler geçtikçe ve pek çok mezar kazılıp ölen askerler ile birlikte bir takım bilinmezler de ortaya çıkmaya başladığında yaptığı görevin acınası bir iş olduğunun farkına varıyor ve trajikomik bir durum içinde kalıyor. Aslında general Arnavut topraklarına ayak bastığı andan itibaren kendi içinde hep bir ikilem yaşıyor ve görevin kutsal olduğunu düşünmeye çalışarak biraz da kendini kandırıyor. Ancak general daha en başında "Savaş bittikten sonra kemiklerin aramasından daha büyük ikiyüzlülük yok !" diyerek başladığı bu yoldan emin değil. Devamında öğrendikleri gerçekler ise yaptığı işin ne kadar anlamsız olduğunu gözler önüne seriyor. Tüm bu arama sürecinde İtalyan generalin , savaşan ordunun generali ile kendini kıyaslamaları, ordunun başında ben olsaydım böyle olmazdı şeklindeki iç hesaplaşmaları da çok güzel aktarılmış ve ilgi çekiciydi. O kısımları okurken İtalyan generalin askerlerin kemiklerini toplamak için değil o askerlerin generali olarak savaşı kazanma isteğini çok net görebiliyoruz. Arama çalışmaları yapılırken yer yer Arnavutluk halkının özellikleri, savaş yılları ve toplumsal değişim ve dönüşümler alt metinlerde okuyucuya aktarılıyor. Genel itibariyle kasvetli ortamlar ve anlatımlar içermesi sebebiyle sayfa sayısına rağmen çok kolay okunabilecek bir kitap olmadığını söyleyen pek çok okur var ancak Balkan Edebiyatına ilgi duyuyorsanız kolaylıkla okunabilecek bir eser olduğunu düşünüyorum.