"Her şey geçer." Çocukluğun, ilk gençliğin güneşli günleri için umut dolu, hafifletici bir cümle aslında. Fakat yetişkinliğin yaşanmışlıklarla birleştiği yıllara geldiyseniz, cümleyi okuyunca şöyle düşünüyorsunuz ister istemez: "Geçer mi sahiden?"
İşte kitaptaki birbirinden güzel öyküler de bu hissi pekiştiriyor. Zaman akıyor, yıllar geçiyor belki ama her şey geçmiyor. Kimi tecrübe oluyor belki ama kimi de eksiltiyor insanı. Yıllar sonra fark ediyoruz izleri. Yazar her bir öyküde bizi biz yapan, bugünümüzü oluşturan anlara taşıyor bizi. Çoğunlukla nostalji hissi alıyoruz okuduklarımızdan. Teknolojinin bu kadar baskın olmadığı, arkadaşlığın farklı izler bıraktığı çocukluk yıllarımıza gidiyoruz. Kimi öykü ise yılların, teknolojinin bile değiştiremediği kafa yapısına, toplumsal baskılara, kalıplara dikkat çekiyor.
Öykü kitaplarını, kendinizden parçalar bulabileceğiniz hikayeleri, geçmişi anımsamayı sevenlere kesinlikle tavsiyedir. Samimi ve net bir anlatım, keyifle okudum.