Puan vermedi·250 syf.·Beğendi
· "Biz kadınlara düşen ise, Ulu Önder Atatürk'ün ilk adımlarını attığı Çağdaş Türkiye'nin yolculuğunu ileriye götürmek. Bizler bu görevimizin bilinciyle daha çok okumalı, daha çok yazmalı, üretmeli, yaşamın her alanında gücümüzü göstermeli; bahar dalları gibi evlatlarımızın, yurdumuzun üstünde çiçekler açmalı, koca bir çınar gibi kök salmalı ve daha çok çalışıp kendimizi geliştirmeliyiz."
Masa Dergisi'nin 60. sayısı olan bu sayı aslında bir Mart ayı sayısı ve 8. Mart Dünya Kadınlar Günü'ne ithafen çıkartılmıştır. Ancak ben bu sayıyı bilerek ve isteyerek Ekim ayında Cumhuriyet kadınlarına ithafen okudum. Ekim sonu Kasım başına denk gelen okumamla hem Cumhuriyet'i kutlarken hem 10 Kasım'ı yad ederken biz Türk kadınını Yenilmezler haline getiren en öncü liderimizi, Ata'mızı saygı ve minnetle anarak okudum. Yani anlam yüklü bir okumaydı benim için.
Kadınlara özellikle ayrılan kısımlarda Betül Şükür'ün Özlem Türeci'yi kaleme aldığı özel yazıyla giriş yapılan yolculuğun devamında Türkan Şoray'ın kaleminden "Kadın Sevgidir ve Dünyayı Sevgi Kurtarır" isimli yazısını okuyoruz. Gamze İyem'in iki özel kadınla, Azra Akın ve Eda Erdem ile röportajlarını okuyoruz. Ece Karaağaç'ın kaleminden Betül Mardin'in hayatına konuk oluyoruz. Ve çok tatlı bir röportajla karşılaşıyoruz, Damla Karakuş'un sorularıyla gerçekten enerjisi ve sevecenliği biz okuyuculara da geçen Muazzez İlmiye Çığ ile tanışıyoruz. Arda Erel'in kaleminden "Bugünün Türkiye'sinde 'Gülşen' Olmak" başlıklı yazısıyla çok güzel bir noktaya dikkat kesiliyoruz; kadınların kıyafetine uygulanan psikolojik şiddet ve zorbalık. Şenay Tanrıvermiş'in kalemiyle hepimiz için çok anlamlı bir kadınla (benim için çok özel ve değerli), minik serçemiz Sezen Aksu'yla bir hasret gideriyoruz. Son olarak Barok tarzı resmin ilk kadın temsilcisi, Floransa Tasarım Akademisi'ne kabul edilen ilk kadın ressam Artemisia Gentileschi ile tanışıyoruz ve bu hayat hikayesinde de dünyanın her yerinde kadın olmanın ne kadar zor olduğunu bir kez daha kalbimizde hissederek okuyoruz.
Bunların dışında yine Con Sınov'un harika kaleminden "Okurların Atatürk Hakkında Merak Ettikleri-1" adını verdiği soru cevap bölümünü, Gürgen Öz'ün "Şımarık İnsanlar" başlıklı denemesini, Nur Neşe Şahin'in "İnsanlık Hali" isimli yazısını, Yeliz Uzunoğlu'nun "Buralardan Geçilir" başlıklı denemesini çok severek okudum. Ama bunlardan bir tık daha fazla etkileyen, kalbime en çok dokunan Sitare Kanşay Sarayönlü'nün kaleminden çıkan "Şehrin Hafızası" isimli öyküsü oldu.
Gerçekten çok kıymetli bir içerikten oluşan bu değerli sayının her edebiyat severin kitaplığında bir yeri olmalı diye düşünüyorum. Gönül rahatlığıyla öneririm.
"Bir kadın olarak ülkemizde eğitim alan, hedefleri olan, hayallerinden vazgeçmeyen, tüm dünyaya artı değer katmaya çalışan kadınlarımızla büyük gurur ve mutluluk duyuyorum. Onlar, bu ülkeyi aydınlığa götürecek olanlar."
Keyifli okumalar...