Siyah Lale
Üç lale soğanı insan hayatından değerli mi?
Siyah lale kıskançlığın, aşkın, kötülüğün, sefaletin ve aynı zamanda da servetin çözümü olabilir mi?
Başkahramanımız Doktor Cornelis Van Baerle'dir. Üretmesi zor olan siyah laleyi üretmeyi başarmıştır.
Ancak sevincini ve başarısını yaşayamadığı gibi kıskançlığın neden olduğu suçlama ile hayatı demir parmaklıklar arasında devam edecek ya da ölümle son bulacaktır.
Karanlık ve soğuk olan bu zindanda ona güneş olan Rosa ile tanışır. Rosa, aşkı, sadakati ve inancı ile Cornelis'e nefes olur. Üç lale soğanı için Cornelis'e yardım eder ve bir anne şefkati ile onu büyütmeye çabalar.
Siyah laleyi her şeyden çok seven Cornelis ve Rosa kötülüğün zindanın taş duvarları arasında gezindiğinden habersizdir.
Okurken heyecanı, öfke ve masumiyeti hissedecek, bu aşk ve lale için ne zorluklarla mücadele etmeye çalıştıklarını, bunun için kan, ter ve gözyaşı döktüklerine şahit olacaksınız.
"Cornelis bu iki aşk arasında Rosa'nınki için daha büyük bir pişmanlık duydu... Gece üçte, yorgunluktan bitmiş, kaygılar ve vicdan azabıyla yıpranmış bir halde uyuduğunda, siyah lale, rüyasında, birinciliği sarışın Frizlinin güzel mavi gözlerine bıraktı." [s.128]
"Bazen insan kendisinde çok mutluyum deme hakkını asla bulamayacak kadar çok acı çeker." [s.225]
Okumanız ve beğenmeniz dileğiyle...
Alexandre Dumas