Puan vermedi·152 syf.····Okunma: 11 Kasım 2024 20:05 “Yüreğinizin sıcaklığını esirgemeyin benden; yaklaşın, biraz daha yaklaşın, size öykümü anlatmak zorundayım.” Cengiz Aytmatov
Yalnız Kırgız edebiyatının değil tüm dünyanın en önemli yazarlarından biri olan Cengiz Aytmatov’un “Çocukluğum” isimli otobiyografik kitabı zor şartlar altında mücadele eden, halkının sorunlarına duyarlı, tarihin kırılma noktalarına tanıklık etmiş bir çocukluk ve ilk gençlik hikâyesi.
1928’de Kırgızistan’ın Talas eyaletine bağlı Şeker köyünde doğan yazar, daha beş yaşındayken anılarında büyük yer etmiş olan büyükannesi Ayimkan ve akrabaları ile yaylalara göç ettikleri dönemi capcanlı doğa tasvirleri ile anlattığı bölüm ile giriş yapıyor esere. Bu küçücük adam daha o dönemde yaylaya gelen bir Rus veteriner için Kırgızca Rusça çeviri yaparak halkının sorunlarına hiçbir zaman kayıtsız kalamayacağının sinyallerini vermiştir. Bir dönem Moskova’da okula devam eden ve belki de en güzel yıllarını yaşayan yazarın babasını son kez gördüğü anlar çok duygusaldır. On yaş onun için belki de çocukluğunun sonu olmuştur. Annesi ve kardeşleri ile Şeker’e dönüp hayatta kalmaya çalışmışlardır. II. Dünya Savaşı döneminde bir taraftan yoksullukla mücadele ederken diğer taraftan çalışmak zorunda kalmıştır. Kolhozun kendisine verdiği görevleri yerine getirmek, köy sekreterliği, öğretmenlik, vergi tahsildarlığı gibi zorlu işleri o küçük yaşlarda hiç şikayet etmeden ifa etmiştir. Halkının arasında onların sıkıntılarına şahit olarak geçirdiği bu yıllar roman ve hikâyelerindeki karakterleri oluşturmada kendisine ilham olmuştur.
Fatma ve Serdar Arıkan tarafından dilimize kazandırılan eseri keyifle ve ilgiyle okuyacağınıza eminim.