Gönderi

Puan vermedi·104 syf.··
2024 107. kitabı
Mehmet Rauf. Servet-i Fünun topluluğunun meşhur yazarı. Mehmet Rauf'un önce Halas kitabını okudum, şimdi de Bir Aşkın Tarihi'ni. Bir Aşkın Tarihi, kitaba adını veren uzun öykü ile altı kısa öyküden oluşuyor. Kısa olan 6 öykü hakkında diyeceğim pek bir şey yok, hepsi genel olarak 5-6 sayfalık farklı farklı konulardan öyküler. Fakat asıl kitaba adını veren hikaye hakkında biraz konuşmak istiyorum... Hikayede Necip isimli karakter, uzun zamandır görmediği Macit isimli bir arkadaşına gidiyor. Macit neredeyse 8 aydır evden çıkmıyor, kendisini eve kapatmış ve bu süre boyunca bu iki arkadaş hiç görüşmemişler. Necip de bu arkadaşını evine görmeye gidiyor. Sonra Macit evden çıkmamasının, bu kadar kötü olmasının sebebini anlatıyor... Bir kadınla olan hikayesini... Bu kadınla ayrıldığı için kendini eve kapatmış. Öyküde , Macit ile Güzin isimli bu kadının hikayesini anlatıyor. Şimdi, bu hikaye tamam güzel ama bazı yerleri beni çok rahatsız etti, okurken tiksindim resmen. Mehmet Rauf umarım gerçekten de bunları düşünmüyordur diye düşündüm. Mesela Macitin şu sözlerine bakın: "O kadar kanlı bir öfkeyle doluydum ki yanımda bir silah olsa onu da kendimi de bir kurşunla oracıkta tepeleyip gebertmek ne zevk olacaktı... Hani ya bazen gazetelerde okuruz, herifin biri, bir aşk acısıyla sevdiği kadını ve kendini de öldürür... Ah, bu ne vahşi, ne zalim bir zevk olacak!.. Bir kadın ki seni kendine bağlamak için günlerce türlü hokkabazlıklarla, türlü işvelerle çalışmış... Zevk duyduğu müddetçe seni kendine esir etmek için her türlü müsaadede bulunmuş... Artık şimdi bir zevk duymamaya başladığı için bugün senin kahreden üzüntüne ilgisiz, şimdi başka zevklere, başka aşklara yönelmiş, kendisini kurtarmak istiyor... Ayrılığı seni kahrettiği, helak ettiği halde kendisi ilgisiz... Ne hakla?.. Evet, hangi hakla ilgisiz?.. Bu kadın artık ilgisiz olamaz, çünkü senin hayatını aldı ve kendi hayatını verdi... Bugün seni o cehennem ateşlerine terk ederek senin ölmen ihtimaline karşı ilgisiz olan bu kadının ZORLU, KANLI BİR KURŞUNLA BEYNİNİ PARÇALAYIP KANLARA BULAYARAK, AYAKLARININ ALTINDA CAN ÇEKİŞTİĞİNİ, ARTIK SENDEN BAŞKA BİR ERKEĞİN OLMAYACAĞINI GÖREREK ÖLMEK KADAR BENZERSİZ BİR ZEVK OLAMAZ! Bu zevk, onun bir zamanlar bayıldığımız vücudunun üzerinde kendinden geçerek titrerken duyduğumuz zevki bile bin kere geçer!" Bu satırları yazarken tiksindim resmen fakat gerçekten böyle. Yani bu aşk falan değil saplantı resmen. O kadar aşığım diyorsun, inanılmaz betimlemeler yapıyorsun, gözün ondan başka kimseyi görmüyor hatta saplantı derecesinde aşıksın, onsuz olmaktansa ölürüm diyorsun. Ama şimdi arkasından onu kötülüyorsun. Aşkı en sonunda kin ve nefrete dönüşüyor. Yani bu satırları günümüzde de görüyoruz, haberlerde, gazetelerde... Özellikle büyük harflerle yazdığım yerleri. Yani durum bu genel olarak bakacak olursam ortalama bir kitaptı. Halas'ı daha çok beğenmiştim tabii ki. İlerleyen günlerde de Eylül kitabını okumayı düşünüyorum.
Bir Aşkın TarihiMehmet Rauf · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20211,670 okunma
·
68 Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.