Mustafa Karaca/ Ölümün Utandığı An.
1970'li yıllar, ülkemizde büyük bir kaosla geçti. Devletimizin Rusya'nın uydusu olmasını isteyen komünistlere karşı, Kuvayi milliye ruhu ile mücadele eden Ülkücüler 5.000 civarında şehit verdi. Kardeş kavgasını bitirdiğini iddia eden 12 Eylül ise, sonradan görüldü ki Amerika tarafından Ülkücülere karşı yapılmış bir askeri darbeydi. Vatan, millet, din aşkıyla mücadele eden Ülkücüler, bu defa öpmek istedikleri el tarafından işkencelere tabi tutuldu, bazıları idam edildi. AİHM 12 Eylül'den sonra cezaevlerindeki işkenceyi tespit etmek amacıyla, ülkücüleri ziyaret ettiğimde ise " Devletimizi başkasına şikayet etmeyiz " düşüncesindeki Ülkücüler yapılan işkenceleri inkar ederek, sineye çektiler. Yaşadıklarında pek anlatmadılar.
Mustafa Karaca, kitabında kendi başından geçenleri anlatmaktadır. Baba Nasihatı ile başlayan kitap, yazarın Bursa, Maltepe, Mamak, Selimiye, Bursa F tipi cezaevleri'ndeki yaşadığı süreci duygusal anlatımlarla okuyucuyla buluşturmuştur. Bir idam mahkumunun yaşadıkları, duygusallığı okuyucuyu üzerken, hayatta kalmak için verdikleri mücadele, hatta cezaevinden firar bölümleri okunurken de tebessüm, okuyucuyu yalnız bırakmayacaktır.
#Kitapşuuruinsanlıkşuurudur.