Çok değerli bir çalışma.
Puan vermedi·512 syf.··
Beğendi
·
2024 186. kitabı
Daha önce TDV yayınlarından Ali Sarikoyuncu'nun Atatürk din ve din adamları adlı kitabını okumuştum. O kitap Mustafa Kemal in samimi bir müslüman olduğunu söyler. Bunun için tarihi verileri kullanır ve bu konuda son derece ısrarcıdır. Bu kitap ise o kitapta eksik gördüğüm noktaları tamamlamış. Çünkü daha kapsamlı daha tutarlı daha bilimsel. Tek başına uzun uğraşlar sonucu derlenebilecek bu çalışma gerçekten çok değerli. Yazılmak için yazılmadığı kitabin içeriğinden bellidir. Genel görünümde Ali Sarikoyuncu'nun kitabı tez ise Fehmi İlkay Çeçen in kitabı anti-tezdir. Ali Sarikoyuncu'nun iddialarını çürütmüş. Yazdığı kitabını bilimsel tarih anlayışi düzleminde çöp etmiştir. Mustafa Kemal'in samimi bir Müslüman olduğu görüşü ve fikri konusunda Ali sarıkoyuncu yalnız değil Bu hususta günümüzde pek çok yazar ilahiyatçı, düşünür bulunmaktadır. Mustafa Kemal kendi inancı ile ilgili İslam'la ilgili peygamber efendimize ilgili düşüncelerini yazılarıyla sözleri ile ifade etmesine ve bu ifadeleri resmi belgelerde sabit olmasına rağmen bir takım yazarlar bir takım kişiler Mustafa Kemal'i samimi bir Müslüman olarak göstermenin ısrarlı bir gayreti icindeler. Halbuki bunu yapan kişiler Mustafa Kemal'in gerçekte neye inanıp neye inanmadigini çok iyi bilmektedirler. O zaman burada şöyle bir soru akla geliyor neden bile bile böyle bir tarihi yanlışı ve fikri savunmaktadırlar? Bu hususa Fehmi İlkay Çeçen "sofu Atatürk karakteri nasıl üretildi?" adında bir başlıkla değinmiş. Buna göre Atatürk'ün fikirleri Türk halkının komünizme kayması ve. Sovyet tehdidi ideolojik kaygısı ile unutturulmuş ya da çarpıtılmıştır bu unutturma işlemi Atatürk'ün vefatından 80'li yılların ikinci yarısına kadar yaklaşık 40-45 yıla yayılıp Kenan Evren darbesi ile 12 Eylül atatürkçülüğü ile zirveye çıkmaktadır. Çünkü 2 Dünya Savaşı'nda Almanya Avrupa'da yayılmaya çalışırken Amerika buna karşıydı. o zamanlar Amerika sovyetlere bir müddet yardım etmişti. Hitler mağlup olduktan sonra Sovyetler ile Amerika arasında tekrardan bir zitlaşma meydana geldi aslında Amerika Almanya'ya karşı Sovyet Rusya'ya bu yardımını karşılıksız yapmamıştı. komünist Stalin yönetimine kiliseleri açma ve din aleyhtarlığından vazgeçme şartı koymuştu tüm bunlar yaşandıktan sonra Stalin 1945 yılında Türkiye'den toprak ve us talep etti. Bunun üzerine İsmet İnönü yönetimi Amerika'yi yardıma çağırıyor. Amerika yönetimi buna karşılık Türkiye'ye karşı da din kartını oynamıştır. Dünyada yayılan ve sovyetlerin başını çektiği komünist anlayışa tepki olarak Amerika ile Türkiye arasında ciddi bir yakınlık oluşmuştur buna mukabil Amerika'nın talebi doğrultusunda adına Kemalist İslam ya da Türk İslam sentezi denilen bir anlayış icat edilmiştir Bu tarihten sonra siyasal Yapı eğitim müfredatı bu anlayışa uygun olarak şekillenmiştir. Yani aslında 12 Eylül 1980 darbesi Türkiye Cumhuriyeti devleti'ni Atatürkçü görünerek Atatürk çizgisinden koparıp Amerika Orta Doğu uzmanlarının 1945'lerde ortaya attığı Türk İslam sentezi çizgisine oturtmak amacıyla girişilmiş bir eylemdi. Dolayısıyla Bu sorunun cevabı kısaca şudur Amerika'nın Sovyet karşıtı politikaları Türkiye'de sonraki yıllarda dindar Atatürk portresinin temellerini atmıştır. Komünist tehlikeye cephe alan amerikancı kadronun en büyük icraatı Atatürk'ü sofi yapmak olmuştur. Bu sebeple Atatürk'ün Müslüman olduğu yönündeki bazı uydurmalar ve çarpıtmalar tamamen bundan kaynaklanmaktadır. Gerekçe budur ancak tek gerekçe bu değildir çünkü Müslüman olan bir ülkede Atatürk'ün gerçek düşüncelerini yayınlamak sakıncalı görulmüştür daha önceleri Mustafa Kemal hayattayken 1940'lı yıllara kadar Milli eğitim'in kitaplarında 40-45 yıllık dönemde evrim teorisi işlenirken 1945'li yıllardan sonra Evrim ders kitaplarından çıkartılmıştır halbuki Mustafa Kemal evrim düşüncesini savunan ve kitaplarında yer veren ve onu da Milli eğitim'in ders kitaplarına sokan kendisiydi.
Atatürk’ün Kaleminden Yaratılış ve DinFehmi İlkay Çeçen · Yüzleşme Yayınları · 202171 okunma
·
146 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.