Uzun zamandır kitap okuma tempomu yakalayamama gibi bir sorunum vardı. Kitap okuyamama sendromumu bu kitapla attım diyebilirim. Boyutuyla gözümü korkutuyordu. Neyse kişisel problemlerimden kitaba geçelim.
Kitabın, 2002 yapımı olan filmini izleyerek başlamıştı aslında bu kitapla ilgili maceram. Filmle ilgili hatırladığım tek şey kitapta olmayan fare mangalı sahnesiydi. Kitaplardan yapılan filmlerde kitapta olmayan şeylerin olmasına da karşıyım bu arada belirtmeden geçemeyeceğim.
Uzuun bir intikam hikayesi. İnce ince işlenmiş, nakış nakış dokunmuş. Edmond Dantes'in sıradan başlayıp sıradışı devam eden hayatını, diğer karakterlerin bu hikaye ile paralel gelişimlerini ve Dantes'in Paris sosyetesine girişini görüyoruz.
Kitapta, Osmanlı'yı zor duruma sokan Tepedelenli Ali Paşa"nın da anlatılması da ilgi çekici. Dumas'ın kendisiyle farklı bir hukuku olacak ki ayrıca bir kitap da yazmış Tepedelenli'ye.
Kitapta Marsilya'yı sokak sokak geziyoruz. İf Şatosu'nun içerisini hayal edebiliyoruz. Monte Cristo Adasındaki malum şeyi az çok el yordamıyla bulabiliriz.
Spoiler vermeden anlatabildiklerim bunlar. Okuyun yani.