Hayat, bir asansör gibi değil mi? Hep yukarı çıkmayı hayal ederiz ama bazen kendimizi beklenmedik bir şekilde en aşağıda buluruz. Peki ya o asansör, sadece katlar arasında değil, tuhaflıklar arasında da yolculuk ediyorsa? İşte tam bu noktada, hikâye sizi alışılmış olanın dışına, sıradanlığın maskesini düşüren bir dünyaya götürüyor.
Her şey, bir apartmanın alışılmışın dışında çalışan asansöründe başlıyor. Ama bu sadece bir başlangıç; çünkü bu asansör, katlar arasında mekik dokumaktan çok daha fazlasını yapıyor. Bazen insanları kendileriyle yüzleştiriyor, bazen de hiç tanımadıkları dünyaların kapısını aralıyor. İçine giren herkes bir şekilde değişiyor, büyüyor ya da çözülüyor.
Karakterler, adeta sizin apartmanınızdan ya da sokağınızdan çıkmış gibi tanıdık ama aynı zamanda o kadar sıradışı ki, her biriyle empati kurarken hayrete düşüyorsunuz. Her birinin hikâyesi, bir yanıyla sizi güldürürken, bir yanıyla yüreğinize ince ince dokunuyor. Asansörde geçen her diyalog, her bakış, bir anlama, bir mesaja dönüşüyor.
Hikâye boyunca sorular arka arkaya sıralanıyor: İnsanlar ne kadar sıradan, ne kadar tuhaf? Hepimiz, dışarıdan bakanlar için birer muamma değil miyiz? Peki ya, tuhaflıklarımızı kabullenmeden gerçek anlamda yükselebilir miyiz?
Dili sade ama vurucu. Her satırında, gündelik hayatın akışıyla felsefi derinlik arasında zarif bir denge kuruyor. Gülümsemelerle başlayan sayfalar, birden hüzünle doluyor. Hüzünse, kısa sürede bir içgörüye dönüşerek sizi daha yükseğe taşıyor.
Kitabın sonlarına doğru, asansörün sadece bir araç değil, insanın iç dünyasının bir metaforu olduğunu fark ediyorsunuz. Katlar, aslında ruhumuzun derinlikleri; o tuhaflıklar ise kim olduğumuzun en samimi parçaları.
Belki de asıl soru şu: Eğer bu asansöre binseniz, hangi katta inmek isterdiniz? Ya da gerçekten inmek zorunda mısınız?
Son cümle bittiğinde, bir hikâye okumuş gibi hissetmiyorsunuz. Aksine, hayatınızı sorguladığınız bir yolculuktan geçmiş gibi hissediyorsunuz. Ve aklınızda şu cümle yankılanıyor: "Hayatın asıl büyüsü, tuhaflıklarımızı sevebilmekte saklı."